Güncel saat:0:00Toplam süre:14:19

Video açıklaması

Bir organizmanın cinsiyetinin nasıl belirlendiğini büyük ihtimalle daha önceden de merak etmişsinizdir. Aslında bu sorunun kesin bir cevabı da yok; maalesef. Çünkü hayvanlar aleminde cinsiyet farklı yollarla belirlenebilir. Bazı canlılarda, özellikle sürüngenlerde, çevresel faktörler etkilidir. Tabi bütün sürüngenler değil, belli başlı türlerinde. Embriyonun geliştiği ortamın sıcaklığı, o embriyonun dişi veya erkek olacağını belirleyebilir. Başka çevresel faktörler de etkili olabilir tabi. Başka hayvanlarda, özellikle bizim de dahil olduğumuz memelilerde cinsiyet, genler tarafından belirlenir. Memelilerde cinsiyetin belirlenmesi genetik olduğuna göre, dişi ve erkekler için farklı aleller vardır diyebilirsiniz ki bu doğru olur. Tabi sonra bir kadın ve bir erkeği birbirinden ayıran birçok özellik olduğunu fark edersiniz. Belki de birkaç farklı genin belli bir düzeni tutturmasıyla oluşuyordur diyebilirsiniz. Böyle bir durumda ikinci düşünceniz daha doğru olacaktır. Beraber çalışan genlerin sayısı birkaç taneden bile fazla. Aslında kromozomlar desek daha doğru olur. Bir erkeğe ait olan bir hücrenin çekirdeğini çizelim ve inceleyelim. Kromozom çiftlerinden 22 tanesi sıradan, yani cinsiyet belirlemeyen kromozomlardır. Şimdi sadece şunu yapacağım bu homologlar, 2, 4, 6, 8, 10,12,14. Bu böyle devam eder.Nihayetinde 22 çiftimiz var. Buradaki 22 çift kromozoma otozom denir. Otozomlar vücut özellikleriyle ilgili şeyleri kodlayan kromozom çiftleridir. Buradakilerin her biri homolog kromozom çiftidir. Bu homolog kromozom çiftlerinin bir tanesini annenizden, diğerini ise babanızdan alırsınız. Bir özelliğin aynı türünü kodlamaları şart değildir; ancak her zaman aynı gen için kodlarlar. Eğer bu gen göz rengi içinse, mesela homolog kromozom çiftinin diğer tarafında gen de göz rengi içindir. Yine de iki tarafta kodlanmış olan göz renkleri farklı olabilir.Orası ayrı. Tabi bunlar cinsiyetimizle alakası olmayan standart denebilecek genlerdir. Bunların yanı sıra, iki tane özel kromozomumuz vardır. Bir tanesini uzun ve kahverengi, diğerini de kısa ve mavi olarak yapacağım. Fark edeceğiniz ilk şey bunların homolog olmadıkları olacak. Bir tanesi kısa, bir tanesi uzun olduğu halde nasıl olur da aynı şeyi kodlayabildiklerini sorabilirsiniz. Ki bu sorunun cevabı da. Evet, haklısınız bunlar aynı şeyi kodlamıyorlardır. Zaten homolog değiller. Bunlara cinsiyet belirleyen kromozomlar diyebiliriz, veya kısacası gonozom. Uzun olan x kromozomudur. Kısa olan ise Y kromozomu. Bir canlının dişi veya erkek olduğunu anlamak için çok kolay bir yöntem vardır. Eğer bir Y kromozomunuz varsa, erkeksiniz. Şimdi bunu bir yazayım. Çizmiş olduğum hücre çekirdeği bir erkeğe ait. Eğer annenizden X, babanızdan ise Y kromozomu aldıysanız, erkeksiniz demektir. Hem annenizden, hem de babanızdan X kromozomu aldıysanız dişisiniz demektir. Bunu yine Punnet karesi çizerek de gösterebiliriz. Fazla kolay bir Punnet karesi olacak bu sefer; ama bütün olasılıkları gösterir. Annenizin gonozom çiftine baktığınızda iki tane X kromozomu görürsünüz. Bu yüzden ona baba yerine anne diyorsunuz. Babanızın ise bir X, bir de Y kromozomu vardır. Bir Punnett karesi yapalım şimdi. Farklı döl kombinasyonlarına bakalım. Annenizin vereceği X kromozomuyla babanızdan gelen X kromozomunun birleşmesiyle bir dişi ortaya çıkar. Bu arada annenizin X kromozomu vermekten başka şansı yoktur. Aynı zamanda bu da dişi olacak. Babanız ise ya X ya da Y kromozomu verir. Y kromozomu verdiğinde ise ortaya çıkan döl erkek olacaktır. Yani bunlar dişi, şular da erkek olacak. Yani dölün kız veya erkek olma olasılığı yarı yarıya. Tabi buna baktığınız zaman hem ilginç hem de ironik olan bir şey aklınıza gelebilir. Dölün kız veya erkek olduğunu belirleyen taraf anne midir, yoksa baba mı? Anne her zaman X kromozomu verdiğine göre cinsiyeti onun belirleme ihtimali yoktur. Babanın spermlerinin yumurtaya doğru ilerlediğini düşünün. Bazılarının içinde X, bazılarının içinde ise Y kromozomu var. Eğer buradaki X kromozomu bulunduran sperm yumurtaya ilk ulaşırsa, döllenen yumurta dişi olacak demektir. Eğer yumurtaya ilk ulaşan sperm Y kromozomu taşıyorsa tahmin edebileceğiniz gibi döllenen yumurta bir erkeğe dönüşecektir. Bunun ironik olduğunu söylememin nedeni tarihte yer alan ve muhtemelen en ünlü örnek olan VIII. Henry'dir. Sadece krallara özgü bir şey değil tabi ki bu durum. Toplumumuzun genelinde de görülen bir durum çünkü toplumumuzun çoğunluğunda erkek baskınlığı söz konusu. Bazı erkekler aile isimlerini sürdürmek için erkek varislere sahip olmayı saplantı haline getirmişlerdir. VIII. Henry'nin durumunda ise bu saplantının nedeni ülkeyi ele geçirmektir. Eşleri kız çocukları doğurduklarında hayalkırıklığına uğrayıp, eşlerini suçlamış olsalarda bu aslında tamamen kendi suçlarıdır. Bu durumun en ünlü örneği VIII. Henry ve Anne Boleyn'dir. Bu konuda uzman değilim; ama genel görüş erkek bir varis doğuramadığı için VIII. Henry'nin Anne Boleyn'e kızmış olduğudur. Bu durum tamamen onun suçu olsa bile, Ann Boleyn'in kafasını kestirmek için bunu bahane olarak kullanmıştır. Belli ki ürettiği X kromozomlu spermlerin sayısı Y kromozomlu olanlardan daha fazlaydı. Eninde sonunda bir erkek varisi de olmuş. Yani belli ki Y kromozomlu sperm de üretmiş Yine de sonuç olarak Ann Boleyn'in erkek çocuk doğuramaması VIII. Henry'nin suçuydu. Bu durumun ironik olduğunu bu yüzden söyledim. Aklınızda oluşmuş olabilecek bir soru. Bu kromozomlardaki her şeyin yalnızca cinsiyet belirleyici olup olmadığı. Şimdi biraz kromozom çizeyim.Bir X, bir de Y kromozomumuz olduğunu varsayalım. X kromozomu gen bakımından fakir olduğu bilinse bile, başka şeyler için de kod taşır. Yaklaşık 1500 gen koduna sahiptir. Y kromozomu ise gen bakımından en fakir olan kromozomdur. Yalnızca 78 gen koduna sahiptir. Böyle olduğu yazıyor fakat gerçekten 78 olduğunu kim bilebilir? Yani cinsiyet belirlemek dışındaki görevlerinin sayısı azdır. Y kromozomunun cinsiyet belirlemesinde etkili olan gen, SRY genidir. Bunu bilmek zorunda değilsiniz. SRY, testis veya erkek üreme organının gelişiminde rol oynar. Kısacası bu gen, testislerin gelişmesiyle sonuçlanacak süreçlere dair kodlara sahiptir. Bu genlerin üzerinde başka özellikler de var. Bunların bozuklukları, kendilerine özgü hastalıklara sebep olur. Örneğin; renk körlüğü. Genler ya da mutasyonlar demeliyim. Renk körlüğüne neden olan şey mutasyondur. Renk körlüğünün yanı sıra hemofili de mesela örnek olarak gösterilebilir. Hemofili kanınızın pıhtılaşmasını engelleyen bir hastalıktır bu arada. Aslında, hemofilinin birkaç farklı türü vardır. Her iki hastalık da X kromozomunda gerçekleşen mutasyonların sonucudur. Bunların her ikisi de çekinik mutasyonlardır. Peki, bu ne demek? Bu, hemofiliyi ele aldığımızda, her iki X kromozomunda da hemofili mutasyonu olması gerektiği anlamına gelir. Örneğin bir X kromozomu normal diğer X kromozomunda da hemofili mutasyonu olan bir kadını ele alalım. Bu kadın yalnızca bir taşıyıcıdır. Hemofili hastası değildir. Yani kanının pıhtılaşmasında bir sorun yaşamıyordur. Bu kadının hemofili hastası olması için her iki X kromozomunda da hemofili mutasyonu olması gerekirdi. Bunun nedeni hemofilinin çekinik bir mutasyon olmasıdır. Şimdi bu birey hemofili hastası olacak. Bir erkeğin yalnızca bir tane X kromozomu vardır. Yani bir erkeğin hemofili hastası olması için, o X kromozomunun mutasyonlu olması yeterlidir. Peki bu durumda hangi cinsin hemofili hastası olma ihtimalinin daha yüksektir gibi bir soru aklınızda gelmiş olabilir. Bir kadın mı, daha yüksek ihtimallle hemofili hastası olacaktır, yoksa bir erkek mi? Bir kadının hemofili hastası olabilmesi için hem anne hem de babadan bu geni almış olması gerekiyor. Kabaca 5000-10000 erkekten birinde hemofili görüldüğü söylenmekte. Yani alel sıklığının 7000de 1 olduğunu söyleyebiliriz. Bu Xh'nin, hemofili mutasyonlu X kromozomunun sıklığıdır. Bu nedenle erkeklerin hemofili hastalığına yakalanma şansı 7000de 1; bir tane X kromozomları var. Peki, bir kadının hemofili hastası olması için ne gerekir? Her iki kromozom da hemofili mutasyonlu olmalıdır. Bir tanesinin mutasyonlu olma ihtimalinin 7000de 1 olduğunu biliyoruz. Yani bir kadının hemofili olma ihtimali 1 bölü 7000'in karesi kadardır. Bu da 49 milyonda 1dir. Görüldüğü gibi, bir kadının hemofili hastası olma ihtimali bir erkeğinkinden çok çok çok daha düşüktür. Genel olarak cinsiyete bağlı herhangi bir özellik çekinikse, bir erkek bunu kesin olarak gösterecektir. Bunun nedeni erkeklerin bu geni domine edebilecek başka bir X kromozomu olmayışıdır. Bir kadının bu özelliği gösterebilmesi için ise, bu özelliğin her iki X kromozomunda da bulunması gerekmektedir. Erkeklerdeki oranı "m" olarak adlandıralım. Bu durumda kadınların oranına m'nin karesi diyebiliriz. Bunun daha büyük bir sayı olduğunu söyleyebilirsiniz çünkü karesini alıyorum.Tabi ama bu sayıların 1den az olduğunu hatırlatırım. Örneğin hemofilide biraz once erkeler için hemofili hastalığına yakalanma oranı 1 bölü 7000di. 1 bölü 7000'in karesini aldığınızda, 1 bölü 49 milyonda yani 49 milyon da 1 gibi bir sayı elde etmiştik. Her neyse, umarım bu videoyu ilginizi çekmiştir ve şimdi nasıl erkek ya da nasıl kadın olduğunuzu anlamışsınızdır. Daha da önemlisi artık erkek çocuk odaklı ailelerin neden problem yaşadıklarını ve yaşadıkları bu problemde kimin suçlu olduğunu biliyorsunuz.