If you're seeing this message, it means we're having trouble loading external resources on our website.

Bağlandığınız bilgisayar bir web filtresi kullanıyorsa, *.kastatic.org ve *.kasandbox.org adreslerinin engellerini kaldırmayı unutmayın.

Ana içerik

Ekoloji Nedir?

Ekolojiye genel bakış, biyotik / abiyotik faktörler ve ekolojinin değişik seviyeleri hakkında bilgi edinin.

Önemli noktalar

  • Ekoloji organizmaların diğer organizmalarla ve etraflarındaki fiziksel ortam ile nasıl etkileşim içinde olduklarını inceleyen bir bilim alanıdır.
  • Organizmaların yeryüzünde dağılımı ve yoğunluğu hem biyotik (canlı organizmalarla ilgili) hem abiyotik (canlı olmayan) fiziksel faktörler tarafından şekillenir.
  • Ekoloji; organizma, popülasyon, topluluk, ekosistem ve biyosfer olmak üzere çeşitli düzeylerde ele alınır.

Ekolojiye hoş geldiniz!

Hiç ormanda yürüyüş yaptınız mı? Eğrelti otlarından ağaçlara ve yemek tabağı kadar büyük mantarlara kadar inanılmaz çeşitlilikte, birlikte yaşayan bazı organizmalar fark ettiniz mi? Veya bir araba yolculuğunda, camın dışındaki manzaranın bir meşe ormanından kocaman çamlara, oradan çayırlıklara değişimini seyrettiniz mi? Eğer bunları yaptıysanız, organizmaların birbirleri ve fiziki ortamlarla nasıl etkileşim içinde olduğunu inceleyen biyoloji dalı ekolojinin klasik tadını yakalamışsınız demektir.
Ekoloji sadece zengin çeşitlilikteki ormanlar, bozulmamış vahşi doğa, veya doğal manzaralarla ilgili değildir. Örneğin hiç yatağınız altında yaşayan bir hamam böceği, banyonuzda ortaya çıkan küf, hatta ayak parmaklarınız arasında sürünen bir mantar buldunuz mu? Eğer öyleyse ekolojinin hareket hâlinde olduğu örneklere rastlamışsınız demektir.
Farklı organizmalar arasındaki, organizmaların kendileri arasındaki ve çevreyle aralarındaki ilişkiyi gösteren görüntüler
Sol üst: Yosun tutmuş kütükte büyüyen mantarlar. Sağ üst: Yabani ot, çim ve seyrek ağaçlarla kaplı yeşil alan. Sol alt: Çalılık kaplı tepeler, kuru ve sarı çimen ve karla kaplı dağlar. Sağ alt: Zeminde bir hamam böceği.
Görsel hakları: sol üst, Forest, Jens Hellermann, serbest kullanım; sağ üst, Konza Prairie Preserve, Kgwo1972, serbest kullanım; sol alt, San Raphael Grasslands, Dominic Sherony, CC BY-SA 2,0; sağ alt, Cockroach closeup, 邰秉宥, CC BY-SA 2,0

Biyotik ve abiyotik faktörler

Ekolojinin temel hedeflerinden biri, fiziki ortam içinde yaşayan canlı varlıkların dağılımını ve bolluğubu anlamaktır. Örneğin arka bahçenizde veya mahalledeki parkta, Dünya'nın öbür ucunda Khan Academy kullanan arkadaşınızın bahçesindekilerden çok daha farklı bir bitki, hayvan ve mantar kümesi vardır. Doğadaki bu örüntüler organizmalar arasındaki etkileşimler kadar, organizmalar ile fiziksel ortam arasındaki etkileşimler tarafından yönlendirilir.
Örnek olarak tekrar bizim banyo küfüne dönelim. Küfün banyonuzda görülmesi, çorap çekmecenizde görülmesinden daha olasıdır. Peki neden böyle?
  • Küfün gelişebilmesi için belki de bir miktar suya ihtiyacı vardır, ve bu su yalnızca duşta bulunur. Suyun mevcut olması, organizmaların dağılımını etkileyen abiyotik yani cansız faktöre bir örnektir.
  • Küf belki de, şifonyerdeki değil duş alırken vücudunuzdan yere dökülen ölü deri hücrelerinden besleniyor olabilir. Başka organizmaların sağladığı besin maddelerinin mecvut olması, dağılımı etkileyen biyotik yani canlı faktöre bir örnektir.

Vaka çalışması: kırmızı panda

Biyotik ve abiyotik faktörler kavramını diğer bir organizmaya uygulayalım- bir arazi ekolojistinin incelemek isteyeceği bir organizma. Kırmızı pandalar rakunların uzak bir akrabasıdır ve sadece Doğu Himalayalar'da bulunurlar. Vakitlerinin çoğunu ağaçlarda geçirirler ve esas olarak vejetaryen yiyeceklerle beslenirler. Son yıllarda kırmızı panda popülasyonu önemli miktarda azaldı, bu sebeple koruma grupları kırmızı pandaları korunmasız ve nesli tükenmekte olan türler şeklinde sınıflandırıyorstart superscript, 1, comma, 2, end superscript.
Bir ağaç dalında sallanan, kırmızımsı kürkü olan rakuna benzeyen şirin kırmızı panda.
Sayı bolluğundaki bu değişimin arkasında bulunan esas faktörler nelerdir? Ekolojistler kırmızı panda popülasyonunun azalmasında ağaçların kesilmesi ve evcil köpeklerden gelen hastalıklar gibi biyotik faktörlerin önemli rolleri olduğunu keşfettilersquared. Abiyotik faktörler bu güne kadar daha önemsiz oldular, fakat sıcaklık değişimi gelecekte daha ileri bir yaşam alanı kaybına neden olabilircubed.
Kırmızı panda sayısının azalmasından sorumlu esas faktörlerin anlaşılması, ekolojistlere bu türün korunması için bazı planlar oluşturmalarında yardımcı olacaktır.

Ekolojistler nasıl soru sorar?

Doğal dünya hakkında sorular sorabilmek için- mesela, niçin kırmızı pandalar azalıyor?- ekolojistler biyolojinin birçok alanında ve ilgili disiplinlerde araştırmalar yaparlar. Bunlar biyokimya, fizyoloji, evrim, davranışsal biyoloji ve moleküler biyoloji olduğu kadar jeoloji, kimya ve fizik de olabilir.
Doğa tarihçileri -Yunan felsefeci Aristoteles'e kadar- tartışmasız ilk ekolojistlerdir. Ancak günümüz ekolojistleri nicel bilim insanlarıdırlar. Kontrollü çalışmalar yürütür, büyük veri kümeleri içinde örüntüleri bulmak için istatistik kullanır ve ekolojik ilişkilerin matematiksel modellerini kurarlar.

Birçok ölçekte ekoloji

Ekoloji alanında çalışan araştırmacılar bazen ayrı bazen de birbiriyle örtüşen 5 ana düzeyde çalışırlar: organizma, popülasyon, topluluk, ekosistem ve ekoloji.
Her bir düzeye ayrı ayrı göz atalım.
  • Organizma: Organizma alanında çalışan ekolojistler adaptasyonları inceler; bunlar doğal seleksiyonla ortaya çıkan yararlı özelliklerdir ve organizmaların belirli bir yaşam alanında yaşamasına imkan verir. Bu adaptasyonlar morfolojik, fizyolojik veya davranışsal olabilir.
  • Popülasyon: Bir popülasyon aynı zamanda, aynı alanda yaşayan, aynı türe ait bir grup organizmadır. Popülasyon ekolojistleri popülasyonların büyüklüklerini, yoğunluklarını ve yapılarını ve zaman içinde nasıl değiştiklerini araştırırlar.
  • Topluluk: Bir topluluk belli bir alanda yaşayan farklı türlerin tüm popülasyonlarını içerir. Topluluk ekolojistleri popülasyonlar arasındaki etkileşim ve bu etkileşimlerin topluluğu nasıl şekillendirdiğine odaklanırlar.
  • Ekosistem: Bir ekosistem bir alandaki topluluk ve topluluğu etkileyen abiyotik faktörlerin tümünden oluşur. Ekosistem ekolojistleri genellikle enerji akışı ve besin maddelerinin döngüsüne odaklanırlar.
  • Biyosfer: Biyosfer Dünya gezegenidir ve bir ekolojik sistem olarak görülür. Biyosfer düzeyinde çalışan ekolojistler ekosistemler arası küresel örüntülerin etkileşimini -örneğin, iklim ve türlerin dağılımı- ve Dünya'nın tamamını etkileyen iklim değişikliği gibi olguları araştırabilirler.
Canlı organizmalardaki hiyerarşiyi açıklayan üç temel bölmeli şema.
En üst bölmede uzun ağaçların olduğu bir orman gösteriliyor ve "organizmalar, popülasyonlar ve topluluklar: Bu ormanda her çam ağacı bir organizmadır. Bir bölgede yaşayan tüm çam ağaçları popülasyon oluşturur. Bir bölgedeki farklı türlerin tüm popülasyonlarına ise topluluk denir "yazıyor.
İkinci bölmede bir göl ve arkasında yoğun şekilde uzun çimler var. Çimlerin arkasında, sudan uzaklaştıkça ağaçlar da görülüyor. Fotoğrafın yanında şu yazıyor: "Ekosistemler: ABD'nin güneydoğusunda bulunan bu kıyı ekosistemi, bir canlı organizmalar topluluğu ile fiziksel çevrelerinden oluşuyor".
Üçüncü bölmede ise Dünya gezegeni çizilmiş ve yanında "Biyosfer: Biyosfer, Dünya'da bulunan tüm ekosistemleri kapsar" yazıyor.
Görselin uyarlandığı kaynak: Ekolojinin kapsamı: Şekil 1, OpenStax College, Biology, CC BY 3,0
Ekolojinin beş düzeyi yukarıda küçükten büyüğe doğru sıralanmıştır. Bunlar bir devamlılık oluştururlar: Popülasyonlar bireylerden oluşur; topluluklar popülasyonlardan meydana gelir, ve ekosistemler topluluklara ek olarak ortamdan oluşur. Bu düzende görülen her bir düzey, bileşenlerde var olmayan ancak bunların etkileşimleri ve ilişkilerinden doğan özelliklere, yani yeni ortaya çıkan özelliklere sahiptir.
Ekoloji incelemelerinin farklı düzeyleri, organizmaların birbirleri ve ortamla nasıl etkileşime girdikleri konusunda farklı görüşler sunar. Ben bu düzeyleri, farklı büyütme gücüne sahip büyüteçler gibi düşünüyorum. Bir ekolojik sistemde olan biteni gerçekten anlamak istiyorsanız, bu büyüteçlerden birden fazlasına ihtiyacınız olacaktır.