If you're seeing this message, it means we're having trouble loading external resources on our website.

Bağlandığınız bilgisayar bir web filtresi kullanıyorsa, *.kastatic.org ve *.kasandbox.org adreslerinin engellerini kaldırmayı unutmayın.

Ana içerik
Güncel saat:0:00Toplam süre:13:03

Galaksimizdeki Tespit Edilebilir Uygarlıklar 1

Video açıklaması

İçinde bulunduğumuz Samanyolu Galaksisi'nde tahminen 100 ila 400 milyar yıldız vardır ve böyle bir sayıyı duyduğunuzda aklınıza şu sorunun gelmesi kaçınılmaz: Bu yıldızların herhangi birinin yörüngesinde dönen gezegenlerde uygarlıklar var mıdır ve belki daha da ilginç olan soru: bu uygarlıkları tespit edebilir miyiz? Acaba bizim gibi teknolojik ilerlemeler kaydedip, bizim gibi diğer uygarlıkların tespit edebilmesi için uzaya elektromanyetik dalgalar yayıyor ve “Hey, burada sizin gibi televizyon izleyen, radyo kullanan ve benzer şeyler yapan başkaları da var." diyor olabilirler mi? Kim bilebilir Bu videoda yapmak istediğim şey, bu soruyu cevaplamak değil tabii. Çünkü bu ucu çok açık bir soru ve cevabını bilmiyoruz. Elimizde bu soruyu cevaplamanın yakınından geçebilecek kadar bile veri yok, ancak yapmak istediğim, en azından soru üzerine düşünebilecek bir çerçeve oluşturmak ve galaksimizde tespit edilebilecek ne kadar uygarlık olduğuna dair bir tahmin yolu ortaya koymak. Bunu duymuş... veya duymamış olabilirsiniz ancak, bununla ilgili bir formül mevcut ve adına Drake Denklemi diyoruz. Bizim burada yapacağımız şey ise, Drake Denklemi'nden bağımsız bir şekilde kendi versiyonumuzu, kendi denklemimizi türetmek olacak. Orijinaline göre biraz farklı ama düşünce süreci aynı olacak. İlerleyen videolarda da belki, Drake Denklemi ile elde ettiğimiz sonuçları irdeleyebilirim. Drake Denklemi, adını California Santa Cruz Üniversitesi’nde profesör olan Frank Drake'den alır. Bu problemin çözümü için bir sistem getiren ilk kişi oydu ve bu yüzden de bu denkleme onun adı verildi. Ancak bu denklem, öyle günlük hayatta uygulayacağımız ve bazı sonuçlar bulup bunlar üzerinden bir şeyler inşa edebileceğiniz türden bir denklem değildir. Drake denklemi "Galaksimizde ne kadar tespit edilebilir uygarlık vardır?" sorusu üzerine düşünmeye yönelik bir sistemdir. Aynı soruya cevap olarak, ben, Frank Drake'in başladığından biraz farklı bir yerden başlayacağım. Onun kullandığı ilk değişken, her yıl yeni doğan yıldız sayısıdır. Aramızdaki tanımların ne kadar benzerlik göstereceğini göreceksiniz. Burada yapmak istediğim, yıldızların toplam sayısıyla başlamak. Burada bulmak istediğimiz sayıyı “N" ile göstereceğim ve bu “N” sayısı bize, Samanyolu'ndaki tespit edilebilir uygarlıkları verecek. Eğer bu yıldız sahasına bakarsak.. Mesela.. bu.. buradaki yıldızın yörüngesinde yaşama uygun bir gezegen olabilir ve bu gezegende sıvı su, hatta zeki bir yaşam formu bile mevcuttur, ancak tespit edilebilir olmayabilir, çünkü teknolojik anlamda henüz elektromanyetik ışıma –radyasyon- kullanacak kadar gelişmiş olmayabilirler.. Veya iletişim için başka bir yol bulmuş olabilirler. Hatta belki elektromanyetik ışınımdan, yani radyo dalgaları vesaireden bile daha ileri bir iletişim yolu bulmuş olabilirler ve bu yüzden belki onları asla tespit edemeyeceğiz. Burada bahsettiğimiz uygarlıklar, az çok bize benzeyenler, yani bizim kullandığımızdan çok farklı olmayan bir teknoloji kullanan uygarlıklar. "Tespit edilebilir"den kastımız bu. Şimdi gelin bunun üzerine biraz düşünelim. Denkleme başlamak istediğim değişken, galaksimizdeki tüm yıldızların toplam sayısı. Buna "N*" diyeceğim. İşte bu, galaksimizdeki yıldızların sayısı ve iyimser bir tahminle bunun 100 ila 400 milyar civarında olduğunu söyleyebiliriz. Aslında tam sayıyı bile bilmiyoruz, çünkü bazıları tespit edilebilir değiller.. ve galaksinin merkezi bizim için kocaman bir sis perdesi gibi. Öbür tarafında ne olduğunu bilemiyoruz ve merkezde toplanmış yıldızları göremiyoruz bile. Dolayısıyla en iyi tahminle bu sayı, 100 ila 400 milyar arası yıldızdır. Burada tabii, bu yıldızlardan gezegene sahip olanlar şeklinde bir alt küme olacak. O zaman bu sayıyı, bu alt küme ile, yani bir gezegene sahip olma sıklığıyla çarpalım. Eğer siz bir yıldızsanız, bu da,... bir gezegene sahip olma yüzdeniz, sıklığınız ya da oranınızdır. Buraya "gezegene sahip olma oranı" yazayım. Yani, eğer bu, tahminen yüz milyar ise -ki her gün güneş sistemimiz dışındaki "ötegezegenler" hakkında yapılan keşifler sayesinde daha çok şey öğreniyoruz buna dörtte bir diyebiliriz. Ardından bunu işleme vurduğunuzda da, 100 milyar çarpı ¼, bize 25 milyar sonucunu verecektir. Ancak bu sayı henüz uygarlıklara ulaşmak için yeterli değil. Örneğin Jüpiter gibi, Neptün gibi veya Merkür gibi gezegenlerde, bizimkine benzer yaşam formlarının hayatta kalabileceği şüpheli. Yani bu gezegenler üzerlerinde yaşam barındırmaya da müsait olmalılar. Tercihen yüzeyinde sıvı su gibi yaşam için elzem şeyler bulunmasını ararız. Ama belki de yeterince yaratıcı düşünmüyoruz, düşünemiyoruz çünkü bizim bildiğimiz yaşamın kapsamı bu kadar. Neyse, şimdi de bu sayıyı üzerlerinde yaşam barındırabilecek gezegen oranıyla çarpalım. Aslında gerçekten üzerlerinde yaşam barındırıp barındıramayacaklarını bilmiyoruz, ancak yıldızlarına uzaklıkları oldukça müsait görünüyor. Ne çok sıcak, ne çok soğuk. İdeal oranda yerçekimi, su ve diğer gerekli şeyler var. Her ne kadar bunun tam olarak ne anlama geldiğini bilmesek de, tahmin yapmak gerekirse, gezegeni bulunan güneş sistemlerini ele aldığınızda, yaşam barındırabilecek ortalama gezegen sayısı bu diyebiliriz. Hatırlatayım; biz bu cevabı bilmiyoruz. Belki 0.1'dir. Muhtemelen 1'den küçük olacaktır. Bundan dolayı, gezegeni olan herhangi bir güneş sisteminin yaşam barı ndıran gezegene sahip olması ihtimali belki 0.1'dir, belki 1'den bile fazladır. Bilmiyorum. Burada kesin cevabı bilmiyoruz ama destekli sallayacağım. Diyorum ki, bu oran, 0.1 olsun. Burada da gezegeni olan yıldızların oranını tahmin etmiştik. Dediğim gibi, bu sayıları kafamdan uyduruyorum. Doğru cevapları kesin olarak bilmiyoruz. Buna 1/4 demiştim. Yani, eğer bu sayıları çarparsak, galaksimizde yaşam barındırabilecek kapasiteye sahip gezegenlerin sayısını bulmuş oluruz: Yani çeşitli yıldızlar etrafında dönen çeşitli gezegenlerin arasında, yaşam barındırmaya müsait olanların sayısına ulaşırız. Şimdi, bu bize galaksimizde yaşam barındırabilir gezegenlerin tamamının sayısını verir. Ancak, yalnızca sıvı halde suyunuz, doğru sıcaklıklarınız ve diğer içerikleriniz var diye, gezegeniniz üzerinde illa ki yaşam belirecek diye bir şey yoktur. Öyleyse bu oranı da, yaşam belirme oranıyla çarpalım. Bu oran (fp) üzerinde gerçekten yaşam olan gezegenleri ifade ediyor, yani sayıyı tam olarak bilmesek de.. bu, üzerinde gerçekten yaşam olan olabilecek gezegenlerin oranı. Aslında bu çok büyük ve tartışması halen süren bir sorudur. Belki gerekli içeriği barındıran tüm gezegenlerde yaşam vardır. Belki bu, galaksimizde ve hatta evrenimizde çok sık karşılaşılan bir durumdur Veya belkide bu çok nadir görülen bir şeydir Ortaya çıkması için acayip sayıda çok olayın sırayla Bu yüzden, sırf elimizde bir sayı olsun diye, bir şeyler söyleyeceğim. Belki üzerinde gerçekten yaşam beliren gezegen sayısının tüm gezegen sayısına oranı 1/10'dur. Yaşamın her türlü garip.. zorlu ortamlarda da gözlenebilen dirençli ve esnek bir şey olduğunu göz önüne alırsam, daha yüksek olacaktır. O zaman daha yüksek bir sayı vereyim ve gezegenin bahsettiğimiz gerekli/elzem içeriği barındırma oranı 0.5 olsun. Buraya kadarki işlemin bize söyleyeceği, galaksimizde bu gezegenlerin varoldukları süre zarfında, kaç tanesinde yaşamın bir şekilde belirdiği olacaktır. Belki bu gezegenlerde yaşam belirmiş ve kaybolmuş olabilir. Belki bu gezegenlerdeki yaşam bir nükleer savaş ile kendisini yok etmiş olabilir. Ancak bu, bize, galaksimizde tarihleri boyunca en azından bir noktada üzerlerinde yaşam belirmiş gezegen sayısını verecektir. Bizim aradığımız ise uygarlıklar. Yani zeki bir yaşam formu . Eğer Dünya'ya hiç göktaşı düşmeseydi ve dinozorlar yaşamaya devam etseydi, bizim gibi radyo, televizyon, telefon gibi şeyleri kullanabilecek noktaya kadar evrimleşemeyebilirlerdi. işte bu tip durumlar sayesinde ekosistemde oluşan boşluklar yok oldu ve biz ortaya çıktık zekamız ilerledi ve böyle Youtube videoları falan çekmek gibi çılgın şeyler yapmaya başlayabildik. Neyse, o zaman buraya kadarki işlemlerle çıkan bu sayıyı, üzerlerinde zeki bir yaşam formu beliren gezegen oranıyla çarpalım. Bu oran, 1/10 gibi bir sayı olabilir. Muhtemelen bir sonraki videoda tamamını hesaplarım. Bunların farkına varmanız çok önemli çünkü daha önce de dediğim gibi, burada yaşam türlerini görüyorsunuz. Mesela bu Dünya'daki, yani gezegenimizdeki yaşamın örneklerinden biri: Her ne kadar bir uzaylı gibi de görünse de, bu çok yakından çekilmiş bir ekin biti. Çevremizde hayal edemeyeceğimiz sayıda yaşam formları var. Fakat bizim aradığımız, gezegenlerde belirmeye başlayan zeki bir yaşam formu . Çünkü yalnızca zeki bir yaşam formunun bizimle iletişim kurabilme imkanı vardır. Zeki bir yaşam formu dedim ama zeki bir yaşam formu formlarının hepsi eninde sonunda birbiriyle iletişim kurabilmek için radyo dalgalarını, yani elektromanyetik ışınımı kullanacak kadar teknolojik açıdan gelişecek diye bir şey de yok. Belki bizim durumumuzda da doğru olaylar doğru zamanda gerçekleşmeseydi bir aşamada takılıp kalabilirdik. Dolayısıyla, burada ihtiyacımız olan şey şu; Burada, galaksimizde bulunan ve tarihlerinin bir kısmında üzerlerinde zeki bir yaşam formu -belki bizimki ile aynı döneme denk gelmese de- zeki bir yaşam formu barındırmış gezegen sayısı var. Fakat bizim yapmak istediğimiz şey, bu oranı daha da düşürmek ve bu zeki yaşam formlarının teknolojide ilerleyerek bizim tarafımızdan tespit edilebilir hale gelenlerini bulmak. O zaman bu oranları da çarpalım. Buraya bir "İ" yazayım. Bu "İ", iletişimi kullanabildikleri için değil, bizim tespit edebileceğimiz türde iletişim kullanabildikleri için olsun. Yani bu oran, tespit edilebilirlerin oranı olsun. Burada sona geldiğimizi, bu işlemin bize galaksimizdeki toplam uygarlık ya da yaşam formu veya üzerinde tespit edilebilir teknoloji kullanan yaşam formu bulunan ya da tarihinin bir noktasında bulunmuş bir gezegen sayısı vereceğini düşünebilirsiniz. Tabii, uygarlıklar doğup ölmeseler daha iyi olabilirdi, ancak gerçek, bunların yok olduklarıdır. Kendi kendilerini yok etmiş de olabilirler.. . o güneş sisteminin veya gezegenin tarihine göre yalnızca çok kısa bir zaman içinde varolmuş olabilirler. Dolayısıyla, "şu anda" varlığını sürdüren uygarlıkların sayısını bulabilmek için, ki bu "şu anda’nın /şimdi’nin” ne anlama geldiğini önümüzdeki videoda biraz daha açacağım, çünkü eğer on bin ışık yılı uzaklıktaki bir yıldızda bir şeyler tespit edebiliyor olsaydık bizim "şu anda"mıza göre, sadece sinyal alıyor olurduk. Yani, bu sinyaller on bin yıl önce gönderilmiş olurdu. Ancak benim yapmak istediğim, bize şu anda ulaşan sinyalleri gönderenlerin sayısını öğrenebilmek. İşte burada da, uygarlıkların ortalama yaşam süresi olduğunu varsayacağım ve buna "L" diyeceğim. On bin yıl, buna uygun bir sayı olabilir. Tabii, uygarlığın yaşam süresi bir tarafa, o yıldızın da bir yaşam süresi var. Onun için de bir "T" yazıyorum. Burada ayrıca gezegen için de bir yaşam süresi verebilirim ama tahmin ediyoruz ki, eğer bizim yıldızımız bir süpernova ile patlarsa, Dünya'nın üzerinde bir daha yaşam belirmesi gibi bir ihtimal kalmayacaktır. Yani buna on bin yıl dedik ve bu paydadakine de 10 milyar yıl dedik. İşte bunları da çarparsanız ortaya çıkan, galaksimizde şu anda tespit edebileceğimiz uygarlıkların sayısını verecektir. Şimdilik burada bırakıyorum. Sonraki videoda konu üzerinde biraz daha tartışıp, bizim denklemi Drake Denklemi'nin daha ünlü versiyonuyla karşılaştırırız. Ayrıca denklemin şu kısmından da biraz daha bahsedebilirim, çünkü burası biraz kafa karıştırıcı olduğundan biraz daha şemaya dökerek anlatmak gerekebilir.