If you're seeing this message, it means we're having trouble loading external resources on our website.

Bağlandığınız bilgisayar bir web filtresi kullanıyorsa, *.kastatic.org ve *.kasandbox.org adreslerinin engellerini kaldırmayı unutmayın.

Ana içerik

Hipertansiyon ve Kalbe Zararı

Tıp ve sağlıkla ilgili içerik için, http://www.khanacademy.org/science/healthcare-and-medicine MCAT içeriği için de http://www.khanacademy.org/test-prep/mcat web sitelerinden bizi ziyaret edebilirsiniz. Bu videolar tıbbi tavsiye niteliğinde olmayıp sadece bilgilendirme amaçlıdır. Videolar kesinlikle tıbbi tavsiye, tedavi ve teşhis amaçlı kullanılmamalıdır. Sağlık sorunlarınızla ilgili her zaman bir doktora başvuruda bulunun. Khan Academy’de izlediğiniz videolar sonucu, doktor tavsiyelerini görmezden gelmeyin ya da doktora gitmekte gecikmeyin. Orijinal video Tanner Marshall tarafından hazırlanmıştır.

Video açıklaması

Kan basıncınızı kontrol altında tutmanız gerçekten önemlidir. Eğer kontrol altında olmazsa ve çok yükselmesine izin verirseniz, bu olmaması gereken fazladan basınç bütün dolaşım sistemine hasar vermeye başlar. Yüksek basınç hem kalbiniz olan pompaya hem de atardamarlarınıza ve toplardamarlarınıza zarar verir. Ve eğer bu iki destek sistemi zarar görürse destekledikleri organlarda zarar görebilir. Bu da iyi değil. Kalpten çıkan atardamar basıncı var ve toplardamarlarda kalbe giren bir basınç var. Atardamar kısmında ne oluyor ona bakalım ? Kalp kanı dışarı pompalıyor. Ama orada zaten basınç var. Bu yüzden kalbin bu basıncın üstesinden gelebilecek bir basınç oluşturması gerekiyor. Ancak bu sayede kanın vücutta dolaşmasını sağlayabilir. O halde kan damarlarındaki basıncı etkileyen iki unsuru hatırlayalım. Biri, vücutta dolaşan kanın hacmine bağlı olan kan akışı yani dolaşım ve kanın dolaşımını zorlaştıran dirençtir. Akışı veya direnci artırmak basıncı da artırır, öyle değil mi? Aslında bu üçüyle bağlantılı bir denklem var. Atardamarlarda olan basınç yani dış basınç eksi toplardamarlarımızda olan ve genelde atardamarlardan çok daha düşük basınçta olan iç basınç, bunlar eşittir akım ve direncin çarpımı. Şimdi bunları ayrıntılarıyla açıklayalım. Atardamarlardaki basınçtan toplardamarlardaki basınca geçerken Dirençle karşılaşırız. Direnci R ile gösterelim. Atardamardaki direnç. ve arteriyellerde de bu basınçtan daha fazlası var. Hatırlarsanız arteriyeller atardamarların küçük dalları gibi olan damarlardı. unutmayın damarlar küçüldükçe direnç artar, öyle değil mi? Ve son olarak bu atardamarlardan sonra dokularınıza kan veren kılcal damarlar var. Kılcal damarlardan sonra büyürler ve toplardamarlarınız yoluyla kalbe geri gelirler. Son olarak toplardamarlarınızda da dirençle karşılaşırsınız. Ama çok değil. İşte direnci görmüş olduk. Ama buna dolaşımdaki kan akışını da eklemeyi unutmayalım. Dakikada yer değiştiren kan hacmi bizim kan dolaşımımızdır. O halde denklemdeki kan dolaşımını artırırsanız basıncı da artırmış olursunuz. Ya da dirençleri artırırsanız, diyelim ki atardamarlarınız daraldı, bu durumda da basıncı artırmış olursunuz. Yani atardamar kısmında basıncımızı artıran herşey, kalbimizi atardamar basıncını aşmak için daha güçlü pompalamaya zorlayacaktır. Peki bu basınç arttığında biz ne yaparız? Dolaşım sistemimizde nasıl daha güçlü pompalama yapabileceğimizin bir yolunu düşünelim. Daha büyük bir pompaya ihtiyaç duyarız, öyle değil mi? Aslında bu çok da uzak bir varsayım değil. Çünkü kalbiniz daha güçlü pompalama yapmaya Başladığında kasları büyür, buna hipertrofi yani aşırı irileşme denir. İlk duyduğunuzda “Eh o kadar da kötü değilmiş” diyebilirsiniz. “Spor salonuna gidip pazularımı büyütmek gibi diyebilirsiniz.” Bir bakıma da öyle, pazularınız gibi şekil değiştirir. Ama kalbinizin şekli değiştiğinde ve hipertrofi olduğunda aslında daha verimsiz pompalama yapar. Yani daha verimsiz bir pompalama yapar. Kalpteki odacıklara bir bakalım.. Sağ yukarda sağ kulakçık var. Kan oradan aşağı sağ karıncığa gider. Sol üstte sol kulakçık var. O da sol karıncığa açılıyor. İşte bu sol karıncık vücuda pompalamayı yapar. Genelde büyüyüp kaslanarak atardamar basıncını yenmeye çalışanda sol karıncıktır. Fazladan olan bu kas kalbin sadece verimsiz pompalama yapmasına yol açmaz. Aynı zamanda gördüğünüz üzere Odacıklarda da daha az yer kalır. Böylece her atışta daha az kan dışarı pompalanabilir, vücudunuza ve organlarınıza daha az kan ulaştırılır. Hem doldurma hacmi hem de pompalama yeteneği düşen daha büyük ve hantal pompamız vücudumuza iyi bir şekilde kan göndermeyecektir, değil mi? Ve bu durum kalp yetersizliğinin ilk göstergesi olarak düşünülebilir. Bu da gördüğümüz gibi atardamardaki yüksek kan basıncından kaynaklanır.