If you're seeing this message, it means we're having trouble loading external resources on our website.

Bağlandığınız bilgisayar bir web filtresi kullanıyorsa, *.kastatic.org ve *.kasandbox.org adreslerinin engellerini kaldırmayı unutmayın.

Ana içerik

Ünite: İnsan Anatomisi ve Fizyolojisi

Başka hiçbir organ, aşkı kalp kadar temsil edemez. Muhtemelen bunun bir sebebi, kalbin her dakika yaklaşık ~5 litre kanı neredeyse 100.000 kilometre boyunca hareket ettirerek hayatta kalmanızı sağlamasıdır. Ve bunu her gün, günün her dakikası yapar. Bu gerçek bir aşk. Bu bölümde kalbin nasıl çalıştığını, kanın kalpten sonra nereye gittiğini, ve kalbiniz 'güm güm' sesi çıkartırken neler olduğunu öğrenebilirsiniz
Akciğerinizin sağdaki bölümünün, sol taraftan daha büyük olduğunu biliyor muydunuz? Bunun nedeni, kalbinizin büyük bölümünün vücudunuzun sol tarafında olması ve dolayısıyla kalbe yer açmak için akciğerinizin sol tarafının biraz daha küçük olmasıdır. Akciğerler nefes alırken oksijen almanızı ve nefes verirken karbon dioksidi dışarı vermenizi sağlar. İnsanların alveol olarak adlandırılan milyonlarca küçük hava keseciğinden oluşan oldukça karmaşık ve sihirli olarak tanımlanabilecek bir solunum sistemi vardır. Bu videolar size akciğerlerinizi tanıtacak ve bunların hayatta kalmanıza nasıl yardımcı olduklarını açıklayacak.
Renal sistem hakkında daha fazla bilgi edinmek istiyorsanız, o zaman (ç)iş başa düştü! (Kelime oyunu bir yana, böbreklerimizin işi idrar yapmaktan çok daha fazladır). Otuz dakikada bir, böbrekleriniz vücudundaki tüm kanı filtre ederler. Yosun ile dolu kirli bir havuz düşünün. Bu havuza bir filtre yerleştirmek yosunların yok olmasına sağlayacak ve bir süre sonra tadını çıkarabileceğiniz temiz, berrak mavi bir havuzunuz olacak. Böbreklerimiz de tıpkı havuzdaki filtre gibi kanı filtreleyerek zehirli atıkları ortadan kaldırır. Bu bir çift organ, vücudunuzun sıvı - elektrolit dengesinin korunması için çok önemlidir.
Kabaca bir hesapla 5 litre kan arterlerinizi, damarlarınızı, kılcal damarlarınızı ve venüllerinizi doldurur. Bu neye yarıyor diye sorabilirsiniz. Kan, lipidler ve hormonlar gibi çeşitli maddeleri vücudun tamamına ilettiği gibi hücrelerinizin solunum yapabilmesi için oksijeni taşır. Travma halleri gibi kan kaybı durumlarında, doktor farklı kan grupları konusunda dikkatli olmalıdır. Burada hematolojik sistemin inceliklerini öğreneceğiz.
Yemek için mi yaşarsınız, yoksa yaşamak için mi yersiniz? Her iki argümanı savunan kişiler olacaktır, ancak yiyecek ve suyun yaşamımızdaki önemini hiç kimse inkar edemez. Eğer bir araba olsaydık, gıda ve yiyeceğimiz benzin olurdu. Yemek yemek; hareket etmemizi, gülmemizi, oyun oynamamızı ve öğrenmemizi sağlar. Gıdalardaki enerji yeme, sindirme ve emmeden oluşan bir süreçle alınır ve çok sayıda organı (karaciğer, pankreas) içeren oldukça uzun bir yapı gerektirir. Başlamadan önce, gidip bir şeyler yemeye ne dersiniz?
Nöronlar, elektrokimyasal sinyaller aracılığıyla bilgiyi birbirlerine iletirler. Bir makale yazmanızı sağlayan motor sinirlerini, bir köpeğin pofuduk tüylerini hissetmenizi sağlayan duyu sinirlerini ve bu modülde öğrendiklerinizi hatırlamanızı sağlayan beyninizi oluşturan şey nöronlardır. Bir de astrositler, mikrogliya ve ependimal hücreler gibi yardımcı hücreler vardır. Nöronların yapısı ve fonksiyonu ile sinir sisteminin optimal işlevini korumaya yardımcı olan hücreleri bu modülde kavrayacaksınız.
Kaslar hiç uyumaz (gerçekten). Eğer bir kere nefes almışsanız, kasılarak göğüs boşluğunda alçak basınç alanı oluşturan ve bu sayede havanın içeri girmesini sağlayan diyaframdan faydalanmışsınız demektir. Nasıl oluyor da bazı halterciler hiçbir yerlerini kırmadan, sadece birazcık terleyerek 325 kg ağırlığı kaldırabiliyorlar? Eğlenceli bilgi: vücudunuzdaki en büyük kas gluteus maximus kası (yani kalçanız) ve en küçük iskelet kası da stapedius kasıdır (orta kulağınızda, en küçük kemik olan üzengi kemiğini tutan kas).
Salgı bezleri, hormon adı verilen kimyasal mesajları salgılarlar. Hormonlar, aynı sıcak suya konulan çay poşeti gibi kana sızarlar. Kalp kanı pompaladıkça, kan hormonların belli hedef hücrelerle ve organlarla etkileşime geçmesini sağlayarak kimyasal mesajları vücudun tamamına iletir. Endokrin bezleri, iştahımızı korumamızı, büyümemizi, molekülleri metabolize etmemizi, idrarın yoğunlaşmasını ve daha birçok şeyi sağlarlar. Vücut değişen çevreye ayak uydururken çeşitli hormonların homeostazide ne rol oynadıklarını öğreneceğiz.
Kalbiniz gün boyunca dokularınıza yaklaşık 20 L kan pompalar. Kanın plazma bileşeni (kan hücreleri içermeyenler), kılcal damarlardan (en küçük kan damarları) dışarı sızar ve çoğunlukla tekrar emilir. Ancak, plazmanın yaklaşık 3 litresi sıvıyı çevreleyen dokularda kalır ve bu sıvıyı dolaşım sistemine geri kazandırmak çalışkan lenfatik sisteminin işidir. Lenfatik sistem sıvıyı bir yöne doğru taşır, fakat bunu kalp gibi bir pompa gücü olmadan yapar.
Genlerimiz, hayatta kalma becerisini gösterirler. Bir kişi ölse de, bu kişinin genleri nesilden nesile yaşar... Bazı genler, büyük-büyük-büyük annenizdekiyle tam olarak aynıdır! Evet, tek yumurta ikizleri istisna olmakla birlikte, her birimiz aile fertlerimizden genetik açıdan farklıyız. Başlangıçtan sona, yani mikroskopik düzeyde görüntülenebilen dönemden bir bebeğin doğumuna kadar olan tüm süreci içeren bir yolculuğa çıkıyoruz.

Bu ünite hakkında

İnsan vücudunun tüm organ sistemleri ile tanışın. Genel anatomiyi (vücudunuzun yol haritası), kol kemiğinin omuz kemiğine nasıl bağlandığını ve farklı organların nasıl birlikte çalışarak sizi canlı tuttuğunu öğrenin. Biraz video izleyin, birkaç makale okuyun, bilgi kartlarını deneyin ve kendinizi test edin.