Ana içerik
Güncel saat:0:00Toplam süre:4:43

Video açıklaması

Bakın şimdi diyelim ki manava gideceksiniz. Ama anahtarlarınızı odada unuttuğunuzu fark ettiniz. Onları almak için yukarı çıktınız ve sonra odaya girdiniz. Şöyle bir etrafa baktınız ve buraya niye geldiğinizi bile tamamen unuttunuz. Bunun ne kadar sinir bozucu olduğunu hepimiz biliyoruz değil mi? Ama bu senaryo oldukça normal ve zaman zaman herkesin yaşayabileceği bir şey. Ayrıca tekrar hatırladıktan sonra odanıza bir daha çıkmanız gününüzü çok da etkilemez. Hatırlama veya genel düşünme becerileriyle ilgili sorunlar çok şiddetli ve yaygın olduğunda, yani hayatınızı etkilediğinde, demans teşhisi konulabilir. Ama demans özel bir hastalık değildir. Bununla ne demek istiyorum? Mantık, yargı ve hafızayla ilgili olası zorluklar dizisini tanımlayan genel bir terimdir. Mesela demansı olan bir kişi tutarlı bir şekilde konuşma veya yazma sorunları yaşayabilir. Etrafını tanımada zorluk çekebilir. bu çevre onlara oldukça tanıdık olsa bile. Planlama ve birkaç adımlı görevleri yerine getirme de demans hastaları için zor olabilir. Giyinme ve yeme gibi basit olarak düşündüğünüz görevler bile ileri safha demans hastaları için zorlu hale gelebilir. Hastanın sorun veya bilişsel eksiklik yaşadığının farkında olmaması, çoğu zaman işleri daha da kötüye götürür. Demans yaşlılar arasında özellikle 65 yaş üzerinde daha yaygındır. Ama kesinlikle yaşlanmanın normal bir parçası değildir. Yani genel anlamda demans öğrenme, hatırlama ve iletişim kurmada kişinin sorun yaşamasıdır. Ama Alzheimer Hastalığı bunun neresinde? Alzheimer Hastalığı bir çeşit demanstır. Özellikle nörodejeneratif hastalık olarak bilinir ve demans vakalarının %60 ila 80’ini oluşturur. Yani yaklaşık 5 milyon insanı etkiler. “Nöro” dediğimizde sinir sistemindeki nöronları yani sinir hücrelerini ya da basitçe beyninizi adlandırırız. Daha sonra “dejeneratif” ya da “dejenerasyon” diyerek de azalma veya bozulmayı kastederiz. Alzheimer hastalığında beyninizdeki sinir hücrelerinin bozulması söz konusudur. Bu beyin 100 milyar sinir hücrelerine ev sahipliği yapar ve biz bunlara nöron da deriz. Bu arkadaşlar 100 trilyon bağ kullanarak iletişim kurarlar. Bu, çook fazla! Bu iletişim ve bağlar aslında her bir organı ve vücudunuzdaki her bir işlevi kontrol eder. Düşünme becerilerinizden bahsetmiyorum bile. Maalesef ki Alzheimer hastalığının ana hedefinde olan hücreler, bu değerli nöronlardır. Nöronların etkilendiği yere göre beyninizdeki farklı işlevler bozulabilir. Mesela serebrumun bu bölgesindeki sinir hücreleri etkilenirse, problem çözmede veya plan yapmada sorunlar yaşarsınız. Çünkü bu hücreler bu tarz şeyleri yapmanızı sağlar. Ya da bu bölgedeki nöronlar etkilenirse, hatırlamada veya yeni anı oluşturmada sıkıntı çekebilirsiniz. Alzheimer hastalığı bu nöronlar öldükçe ilerler. Beyin dokunuz, sinir hücreleri kaybından dolayı gerçekten küçülmeye başlar. Demek ki Alzheimer hastalığında beyninizdeki sinir hücreleri tahrip olur. Ama bu nasıl olur? Maalesef bunun gibi görünürdeki temel soruların cevapları, henüz tam olarak anlaşılamadı. Ama bilim insanları genelde bu duruma yol açan birkaç olası suçlunun yerini belirledi. Bunlara plak ve yumak denilir. Plaklar garip, anormal protein parçalarının oluşturduğu kümelerdir. Protein parçaları ise komşu nöronlar arasında oluşur. Bu gördüğünüz haberleşme ve benzeri işlerini yapan bir grup normal sinir hücresi. Alzheimer hastalığında ise plaklar bu nöronların arasında oluşmaya başlar. Ve bunun da haberleşmelerini oldukça zorlaştırdığı düşünülür. Plakların yanı sıra Alzheimer hastalığının diğer bir ayırıcı özelliği yumaklardır. Plakların aksine bu arkadaşlar nöronların içinde bulunur. Çoğu tau denilen proteinden oluşur. Tau proteinleri genelde yararlıdır. Ama Alzheimer hastalığında hepsi kıvrık ve anormaldir. Böyle olunca da hücrelere zarar verir. Ama hala bu plak ve yumakların neden oluştuğunu söylemedik. Bu soru oldukça büyük bir araştırma konusu ve bilim insanlarının bu durumun iç yüzünü anlama çalışmaları devam ediyor. Ama henüz tamamıyla anlaşılabilmiş değil. Sağlıklı günler diliyorum. Hoşçakalın.