If you're seeing this message, it means we're having trouble loading external resources on our website.

Bağlandığınız bilgisayar bir web filtresi kullanıyorsa, *.kastatic.org ve *.kasandbox.org adreslerinin engellerini kaldırmayı unutmayın.

Ana içerik
Güncel saat:0:00Toplam süre:6:39

Video açıklaması

Birine psikoz ¹ teşhisi konduysa, bu gerçeklik algısıyla ilgili bir  rahatsızlığı olduğu anlamına gelir. Gerçek olmayan inanışlar,  olmayan şeyleri görme ve duyma, gerçek olanla olmayanı ayırt edememe  bunlara örnek verilebilir. Bu tarz düşünce bozuklukları olduğunda  onlara sıkı sıkıya bağlanırlar ve yanlışlığına dair fazla kanıt olsa bile  fikirlerini değiştirmezler. Bu tarz düşüncelere sanrı yada delüzyon da denir.  Bu sanrılar genellikle aynı kültürdeki insanlarla kıyaslanır ve bu çok önemlidir.  Çünkü bir kültüre göre alışılmadık olan bir şey,  diğer kültüre normal gelebilir. Bunları ayırt edebilmek için birkaç  farklı sanrı türü vardır. İlk tür, referans yani alınma sanrısıdır.  Buna göre belirli olaylar rastgele veya doğal olarak gerçekleşmez,  aksine hastayı hedef alır. Buna bir kişinin gazetede gördüğü  yazının kendisi için yazıldığını, yazarın kendisine mesaj yollamaya çalıştığını  düşünmesini örnek olarak verebiliriz. Bu, referans sanrısı olarak varsayılabilir.  Diğer bir sanrı türü ise grandiyöz sanrıdır. Yaygın olarak büyüklük hezeyanı olarak da bilinir.  Kişiler, kendilerini eşsiz bir önemde ve güçte görürler.  Gerçekten kral veya kraliçe olduklarını zannederler ve  kraliyet mensubuymuş gibi davranılmasını isterler.  3. çeşit ise paranoid yani paranoya sanrılardır . Bu çeşit sanrılar paranoyalar, şüpheler ile  ilgilidir ve hastalar kişi ya da kişiler tarafından zarar gördüklerine  veya izlendiklerine inanırlar. Evin önüne park etmiş  bir kamyonet gördüklerinde, içindeki insanların kendilerini  izlemek için geldiğini düşünürler. Bu çeşit sanrılar özel ilgi gerektirir.  Çünkü paranoyak düşünceler yüzünden hastalar tedavi sırasında ilaçlarını  almayabilirler. Bunlar dışında kontrol   yani etkilenme sanrıları da vardır ve hastalar başka bir kişi veya grupların  düşüncelerini, duygularını ve hareketlerini kontrol ettiğine inanırlar.  Mesela uzaylıların kendilerini kontrol ettiklerini düşünebilirler.  Son olarak erotomanik sanrılar vardır. Kişiler başkalarının kendilerine  aşık olduklarını düşünürler. Aşık olarak düşündükleri  genelde yabancı birileri, ünlü ya da yüksek statüdeki kişilerdir.  Ünlü bir şarkıcının aşık olması gibi. Fakat bu sanrı ayrı bir  öneme sahiptir. Çünkü bazen yasaklama emri gibi  yasal durumlarla sonuçlanabilir. Bunun sebebi de sözde  ilişkinin tek taraflı olmasıdır. Bu sanrıları daha başka türden  sınıflandırırken inandırıcılığına veya ne kadar mantıklı olduklarına bakabiliriz.  Bunları bizar (garip) veya  normal olarak nitelendirebiliriz.  Normal sanrılar teknik olarak mümkün gözükürler, yani doğru olabilirler.  Fakat genelde fazla abartılırlar. Bir şarkıcının kendilerine aşık olması gibi.  Oysa bizar yani garip  sanrılar kesinlikle mantıksız  ve sıradan hayat deneyimleriyle alakası olmayan sanrılardır.  Bu yönden kontrol sanrılarına benzer. Uzaylıların hareketlerini ve düşüncelerini  kontrol etmesini örnek vermiştik. İşte bu bizar sanrı olarak düşünülebilir.  Bütün bu saydığımız sanrılar, kişilerin düşünceleri ve inançlarıyla  ilgili olanlardı. Fakat psikoz teşhisi konmuş hastalar  halüsinasyon yani varsanı  da görebilirler ve bunlar  sadece görsel olmayabilir. İşitme gibi diğer duyuları da kapsayabilir.  Halüsinasyonlar canlı ve detaylı olur ve oldukça gerçekçi durur.  Fakat aslında gerçek değildir. En yaygını işitsel yani   akustik halüsinasyonlardır ve genelde çeşitli seslerden oluşur.  Sözlü emirler verme veya kendilerine yorum yapma buna örnektir.  Direkt kişiyle iletişime geçmekten ziyade, arka planda daima konuşma sesleri olur  ya da sadece genel anlamda sesler olabilir. Bunun yanı sıra görsel yani optik  halüsinasyonlar da yaşanabilir.  Bunlar genelde tipik olarak basit ışık çakmaları gibi şeyler olabilir ya da  net ve ayırt edilebilen insanlar veya yüzleri olabilir.  Bu sanrılar dokunma, koku ve tat gibi diğer duyularda da gerçekleşebilir.  Fakat genelde en yaygın türleri işitsel ve görseldir.  Sanrı ve halüsinasyonlar dışında psikozun diğer belirtileri  davranış ve düşünme bozukluklarıdır. Bunlar direkt olarak davranış ve  konuşma sırasında gözlemlenebilirler. Psikoz belirtileri denebilecek  birkaç yaygın konuşma kalıbı vardır. Konuşma içeriğinin fakirliği  bunlardan bir tanesidir. Çok bilgi vermezler, konuşurken  devamlılığı olmaz veya gereğinden fazla konuşurlar.  Bir diğer konuşma kalıbı ise cevap verirken konudan sapma  olarak ortaya çıkar ve teğet konuşma olarak adlandırılır.  Hastalar bazen gerçekten soruya  cevap verir fakat tamamen dolaylı yollar kullanılır.  Başka bir çeşit ise düşünme kopukluğudur. Hastalar aniden düşünce dizilerini yitirir  ve bu, özellikle konuşurken ani bir kesilme ile gerçekleşebilir.  Bunun dışında sözcük salatası denilen bir kavram da vardır.  Sözcük salatasında sözcükler anlam ya da mantık olmaksızın  bir araya getirilir. Mesela köpek uyumak tavuk kalem ağaçlar.  Sözcükler sadece karıştırılmış gibidir. Sanki hepsini bir salata kasesine koymuşuz ve rastgele servis yapıyormuşuz gibi. Son olarak ise ilk yanıta takılma  konuşma kalıbı var. Başka bir konuya geçilse de  sözcükler veya düşünceler tekrar edilir. Kısaca son konuya takılırlar ve  bir sonraki konuda da aynı şeyden konuşurlar. Psikoz tedavi edilmezse,  hasta gerginlik ve agresyon  belirtileri gösterebilir.  Endişe, abartılı duygular ve abartılı motor aktiviteler  açığa çıkmaya başlayabilir. Diğer yandan psikoz belirtilerini  olan bir kişide altta yatan birkaç sebep de görebiliriz.  Bunlar, şizofreni veya kısa süreli psikotik gibi diğer psikiyatrik durumlar olabilir.  Aynı zamanda başka bir  tıbbi durum da yaşayabilirler. Genelde psikotik belirtilerle birlikte  görülen bir çeşit kafa karışıklığı durumu olan deliryumu  buna örnek olarak verebiliriz. Bu durumdan sorumlu olanlar, alkol ve  LSD gibi halüsinojenik  uyuşturucu olan maddelerdir.  Son olarak da belirli ilaçlar da psikotik belirtilere sebep olabilir.  Mesela Levodopa gibi anti  parkinsonizm yani parkinsonu önleyen  ilaçlar ve bazı virüs önleyici ilaçlar da psikotik belirtilere yol açabilirler.