Güncel saat:0:00Toplam süre:6:35

Video açıklaması

Şizoaffektif bozukluk, kişilerin hem şizofreni hem de duygudurum bozukluğu özelliklerini aynı anda yaşamasıdır. İki hastalığın belirtileri de Sıkıntı yaşatacak kadar fazladır ve hastalıklar normal hayatlarına engel olur. Peki majör duygudurum bozukluğu tam olarak nedir? Bu, kişilerin duygudurumunda ciddi değişiklik yaratan hastalıkların oldukça geniş tanımıdır. Sadece mutsuz hissetmeyi veya zaman zaman sinirli olmayı kastetmiyorum. Bu, kötü bir gün geçirmek gibi bir şey değildir. Duygudurum bozuklukları günlük duygu durumlarınızı etkiler. Kötü hissetmekten veya üzgün olmaktan daha yoğun ve kontrol etmesi daha zordur. Kalıcı bir üzüntü olabilir ve hemen geçmeyebilir. Duygudurum bozukluklarının bir çeşit derecelendirme çizgisi vardır. Normal ruh halini tam ortaya koyarız ve sonra işte bu tarafa da şiddetli depresyonu yerleştiririz. Ki bu durum hayattan zevk almanızı ciddi şekilde engeller. Sonra ikisi arasına depresyonun çeşitli dereceleri yazılabilir. Diğer tarafta ise mani dediğimiz anormal derecedeki yüksek uyarılma ruh hali vardır. Aşırı asabiyet, uykusuzluk, çok hızlı ve enerjik konuşma ve birbiriyle yarışan düşünceleri buna örnek verebiliriz. Mani, majör depresyon gibi günlük yaşamınızı engelleyebilecek derecededir. Mani ve normal ruh halleri arasında da çeşitli dereceler vardır. Majör duygudurum bozukluğu burada şiddetli bir depresyon veya burada şiddetli mani şeklinde olabilir. Ya da ruh haliniz depresyon ve mani arasında gidip gelebilir. Buna bipolar bozukluk denir. Pekala diyelim ki depresyon, mani veya bipolar bozukluk gibi majör duygudurum bozuklukları için böyle bir çemberiniz var. Bu çemberde ise şizofreni ve halüsinasyon ve sanrı gibi psikoz belirtileri var. Bu iki çemberi birleştirirsek ortadaki şizoafektif bozukluk dediğimiz kısım oluşur. Görüldüğü üzere burada hem majör duygudurum bozuklukları hem de şizofreni belirtileri var. Tıpkı şizofreni ve duygudurum bozuklukları gibi hastalıkları kesin olarak bize aktarabilecek herhangi bir görüntüleme veya laboratuvar testi yok. Yani hey bu kişide şizofreni var, hey bu kişide de şiddetli depresyon var ya da heyy bu insanda her ikisi de var demek ki şizoafektif bozukluğu var diyemiyoruz. Durum böyle olunca şizoafektif bozukluk teşhisi koymak için şizofreni ve duygudurum bozukluğu belirtilerini araştırmamız gerekli. Evrensel olarak kullanılan ve psikiyatristlere davranış bozukluklarını teşhis etmede oldukça yardımcı olan bir kitap bulunuyor. Adı Mental Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı’dır. LiSon baskısı DSM 5 denilen 5. basımdır. Bu rehber kitap, belirli bir hastalık teşhisi koymak için psikiyatristlerin hastada kesin ve belirli kriterleri aramasına yardımcı olur. Örneğin , Şizoafektif bozukluk sayfasında teşhis konulabilmesi için birkaç kriter vardır. Öncelikle hastanın halüsinasyon ve sanrı gibi psikoz belirtileri olmalıdır. Şizofreni kriterleriyle örtüşmesi için iki haftadır büyük bir duygudurum bozukluğu yaşamamış olması gerekir. Eğer böyle bir şey hiç gerçekleşmemişse ve bu kritere uymuyorsa, o zaman belirtiler daha çok psikotik depresyon çizgisinde ilerler. şizoafektif bozukluk değildir. İkinci olarak şizofreninin yanında depresyon veya mani gibi 2 haftadan uzun süren majör duygudurum dönemlerinin de var olması gerekir. Bu durumun şizoafektif bozukluk olarak sınıflandırılması için şizofreniyle birlikte kesintisiz olarak devam etmesi lazımdır. Fakat şizofreni de bazen depresif belirtiler göstermez mi? Şizofreni, depresif belirtiler ve şizoafektif bozukluk arasındaki fark nedir? Şöyle ki şizoafektif bozukluk teşhisi konması için sizde majör duygudurum bozukluk kriterlerinin de olması gerekir. Şizofrenide depresif belirtiler teşhis edilirse, bunlar majör duygudurum bozukluk kriterlerine uymaması gerekir. Buna ek olarak, şizofreni ve majör . duygudurum bozukluğu dolayısıyla hastaların işlevlerinde zayıflık olmalıdır Pekala, hadi milyon dolarlık soruyu soralım, Şizoafektif bozukluğa ne yol açar? Tahmin edebileceğiniz gibi tam olarak bilemiyoruz.:) Fakat beyninizdeki dopamin veya noradrenalin gibi bazı rotransmitterlerdeki dengesizlikten kaynaklandığı düşünülüyor. Genetik bilimin de bunda bir payı olmasına rağmen bu konuyla ilgili henüz bir gen tanımlanmadı. Ailesinde şizofreni, bipolar bozukluk veya şizoafektif bozukluk olan kişilerde şizoafektif bozukluk riski yüksektir. Bu hastalığı tedavi ederken genelde ilaç kullanırız. Fakat dikkatli olmamız gerekir. Çünkü elimizde hem şizofreninin hem de duygudurum bozukluklarının belirtileri var. Son zamanlarda Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi’nin onayladığı özellikle şizoafektif bozuklukların tedavisinde kullanılan tek bir antipsikotik ilaç bulunuyor. Bu ilaç paliperidon veya diğer adıyla invega. Fakat şizofreni belirtilerini hedef alan ve psikotik belirtileri kontrol etmeye yarayan başka antipsikotikler de var. Duygudurum bozukluğunun belirtileri o anda yaşanan duyguduruma bağlıdır. Depresyon yaşanıyorsa, o zaman antidepresan verilir. Mani yaşanıyorsa, büyük ihtimalle antipsikotik veya lityum gibi duygudurum dengeleyiciler verilir. İlaç tedavilerinin dışında hastalar bir çeşit psikoterapi de görebilirler. Şizoafektif bozukluk teşhisi konan bir kişide hastalığın seyri veya öngörüsü çeşitlilik gösterebilir. Duygudurum bozuklukları ile şizofreni arasında bir yerde olduğu düşünülür. Tek başına şizofreni olanlardan daha iyi, duygudurum bozukluğu yaşayanlardan daha kötü bir hastalık seyri eğilimi vardır diyebiliriz. Yani en iyi hastalık seyrini buraya duygudurum bozukluğuna koyabiliriz. En kötüsünü de buraya sadece şizofreniye yazabiliriz. Şizoafektif bozukluk da burada ikisinin arasında bir yerdedir. Kötü hastalık seyriyle ilgili olan risk faktörleri hastalığın psikoz kısmına bağlıdır. Yani şizofreniye daha yakındır. Diğerleri ise erken başlangıç, hiç düzelme döneminin olmaması veya geçici iyileşme gibi faktörlerdir. Ve son olarak da bahsettiğimiz gibi ailesinde şizofreni olan bir kişi bulunmasıdır.