Yükleniyor

Video açıklaması

Şizopital Kişilik Bozukluğu ya da kısaca ŞKB kişilerin ilişki kurmada ve devam ettirmede zorluk çekmesidir. Aynı zamanda bu kişilerin garip veya olağandışı inanışları olabilir. Ve hatta şizofreninin bazı özelliklerine bile benzeyebilir. Bu tarz insanların etrafındakilerle ilgili alışılmadık fikirleri veya teorileri vardır. Ve onları garip gösterirler. Hatta başkalarıyla iletişim kurmayı güçleştirirler. Fakat bu insanları, şizofreni ve sanrı hastalarından ayıran önemli bir şey vardır: kendi inançlarına zıt olan ve olağandışı görüşlerini sorgulayan gerçekleri dikkate almaya isteklidirler. Olağandışı görüşlerine, batıl inançları örnek gösterebiliriz. 6. his veya telepati gibi düşüncelere de inanabilirler. Şunu da eklemeliyiz ki; bu tarz düşüncelerle ilgili farklı görüşler mevcuttur. ve bu konuda araştırmalar yapılmaktadır. Sosyal açıdan genelde yalnız olmayı tercih ederler. Sosyal ortamlarda çok rahatsız ve gergin olurlar. Bu duygular zamanla geçmez. Yaşlanmaları veya alışmaları da bu durumu etkilemez. Açık bir şekilde burada şizofreniyle biraz benzerlik görüyoruz değil mi? Özellikle düşünme ve inanç konusunda. Fakat dikkatli olmalıyız! Çünkü Şizotipal Kişilik Bozukluğu kesinlikle Şizofreniden farklıdır. Diyelim ki birisinin tavşan ayağının şans getirdiğine dair batıl inancı var. Ne zaman bir sınava girseler bunu yanlarına almak zorundalar, yoksa başarılı olamazlar. Bu kişide aynı zamanda şizotipal kişilik bozukluğu varsa, sınava girip tavşan ayaksız başarılı olduklarında ona ihtiyaçları olup olmadığını tekrar düşünebilirler. Bu kişide şizofreni varsa, ne olursa olsun düşünceleri belirlenmiştir ve inanışlarını değiştirmeyi düşünmezler. Gerçekten başarılı olsalar veya her zamankinden daha iyi yapsalar da bu değişmez. Bu düşünceler ve tuhaf inanışlar, şizotipal kişilik bozukluğunda tam anlamıyla sanrı olarak değerlendirilmezler. Bu hastalar halüsinasyon da görmez. Eğer görüyorlarsa şizofreni tanısı konması muhtemeldir. Genel olarak ŞKB, şizofreniye doğru ilerlemez. Tıpkı şizofreni gibi, şizotipal kişilik bozukluğunun kimde olup kimde olmadığını söyleyebilecek belirli bir test de yok. Genelde düzgün bir teşhis konması için psikolog veya psikiyatrist gibi ruh sağlığı uzmanı gereklidir. Teşhis koyarken, sosyal ortamlarda aşırı rahatsız olma gibi belirtilere bakarlar. Ayrıca, kültürel normlara uymayan, garip hayalleri veya inançları, davranışları araştırırlar. 1. derece akraba dışında, size yakın olan arkadaşlarınızın azlığına da dikkat edilir. Hemen hemen bütün vakalarda, hastalığı akrabalar farkeder ve kendi kendilerini tedavi yerine bu konuyla ilgili birisine gözükmesi için cesaretlendirirler. Kendi kendilerini tedavi ediyorlarsa, depresyon, kaygı gibi başka belirtiler için çare bulmaya çalıştıklarındandır. Bir çok kişilik bozukluğu gibi, şizotipal kişilik bozukluğunun sebebi de hala gizemini korumaktadır. ŞKB'nin 1. derece akrabalar arasında oldukça yaygın gözükmesi bilim insanları için bir ipucu niteliğindedir. Bu da, iki hastalık arasında bir liste dolusu benzerliğe yol açıyor. Hatta genetik benzerlikler bile buna dahil. Fakat ikisinin nasıl üst üste geldiği, birlikte nasıl geliştikleri hala bilinmiyor. Tedavi konusunda ŞKB hastaları için özellikle yapılan veya yazılabilen belirli ilaçlar yoktur. Fakat psikotik dönem yaşamışlarsa veya depresyon gibi altta yatan başka bir duygu durum bozukluğu varsa o zaman ilaç tedavisi uygulanabilir. ŞKB için genelde ilaç yerine terapistle uzun dönemli psikoterapi tercih edilir. Terapistin daha önce ŞKB deneyimi olması gerekir. Terapiler sıklıkla sosyal beceri, sosyal davranışları ve düşünme şeklini geliştirmeyi hedefler. Psikoterapi, hastaların yaşam kalitesini yükseltmelerinde kesinlikle etkili bir araçtır ve ŞKB'nin belirtilerini ciddi şekilde azaltabilir.