Ana içerik
Güncel saat:0:00Toplam süre:5:43

Göz Çukurunda Işık Alıcılarının Dağılımı

Video açıklaması

Retinadaki çubuk ve koni hücrelerin nasıl konumlandığına bakalım. Göz yuvarlağını çok basitçe çiziyorum. Gözümüzün arkasında beyine doğru giden göz siniri vardır. Göz yuvarlağının arka kısmı, retina denen özel bir zarla çevrilidir. Retinanın çukurlaşan kısmına da göz çukuru, veya fovea denir. Göz sinirinin göze değdiği son noktanın hemen önündeki retina kısmına da kör nokta denir. Buraya kör nokta denmesinin sebebi bu bölgede ışık alıcı, yani fotoreseptörlerin bulunmayışıdır. Şimdi gözdeki çubuk ve koni hücrelere bakalım. Çubuk hücreler genellikle göz yuvarlağının çevresinde bulunur. Mavi renkli çizdiğim yer çubuk hücreleri temsil ediyor. Yani hem şurada, hem de aşağıda bu hücreler var. Az önce de bahsettiğim gibi kör noktada ışık alıcıları yok çünkü göz siniri gözü tam bu noktada terk ediyor. Koni hücreleri de mor renkle gösteriyorum. Bunlar da göz çukurunda yüksek miktarda bulunurlar. Kör noktada koni hücre yoktur, fakat gözün geri kalan kısmında yani çevresinde nokta nokta dağıtılmış olarak koni hücrelere rastlarız. Şimdi göz çukuruna daha detaylı bakalım. Göz çukurunun bulunduğu retinayı çiziyoruz. Şuradan şuraya çizdiğim kısım göz çukuru. Şimdi de çubuk ve koni hücreleri çizelim. Çubuk hücreler göz çukurunun dışında, özellikle gözü çember gibi kaplayacak şekilde bulunur. Şurada da çubuk hücreleri görüyoruz. Koni hücrelere ise göz çukurunun yanında yüksek miktarda rastlanır. Gözün çevresinde de birkaç koni hücreye rastlanabilir. Göz çukurunun çukur gibi şekilde olmasının sebebi bu ışık alıcıların göz sinirinden beyne aksonsağlayan başka nöronlara bağlı olması. Yani bu bölgede aksonları göz sinirine ulaşan nöronlar var. Işık göze girdikten sonra göz çukuruna ulaştığında şöyle bir şeye benzer. Yani ışığın yolu üzerinde akson olmamasının yararı daha fazla çözünürlük oluşması. Böylece aksonlar tarafından emilmektense daha fazla ışık koni hücrelerine gelir. Işık şuradan gelse ve gözün çevresine ulaşsaydı şu aksonları aşması gerekirdi. Bunu yaparken de enerji tüketirdi. Dolayısıyla göz çukuruna gelen ışık nöron katmanını aşmak yerine doğrudan koni hücrelerine ulaşır. Aynı olaya başka açıdan, grafik çizerek bakalım. Grafikteki sıfır noktasını göz çukuru varsayalım. Göz yuvarlağının içinde retina şu şekilde kavisli. Bunu düzleştirdiğimizde küçük bir çukur görürüz. İşte bu noktaya sıfır diyelim. Göz çukurundan 5, 10, 15 derece ilerleyelim. Aynısını grafiğe taşıyoruz. 5 ve 10 derece. Diğer tarafta da aynı derecelendirmeyi yapalım. Y ekseninde reseptör yoğunluğu olsun. Retinada bulunan reseptör sayısını görüyoruz. Yani burada düşük yoğunlukta reseptör, yukarıda da yüksek yoğunlukta reseptör var. En başta dediğim gibi burası göz çukuru. Maviyle gösterdiğim kısım ise gözün çevresi. Gözün bu kısmında yüksek miktarda çubuk hücre bulunur. Göz çukuruna yaklaştığımızda çubuk hücrelerin miktarı azalır. Göz çukurundan uzaklaştıkça bu rakam tekrar artar. Daha sonra kör noktaya ulaşıyoruz. Bahsettiğim gibi bu bölgede ışık alıcıları yok. Kör noktanın öteki tarafına geçtiğimizde alıcılar tekrar görünmeye başlıyor. Çubuk hücrelerin dağılımı bu şekilde. Koni hücrelerin farklı bir dağılımı var. Göz çevresinde çok fazla koni hücre yok, fakat göz çukuruna geldiğimizde sayıları çok artıyor. Göz çukurundan uzaklaşınca da sayıları azalıyor, kör noktaya geldiğimizde ise hiç ışık alıcısı yok. Diğer tarafında ise çok düşük miktarda alıcı var.