If you're seeing this message, it means we're having trouble loading external resources on our website.

Bağlandığınız bilgisayar bir web filtresi kullanıyorsa, *.kastatic.org ve *.kasandbox.org adreslerinin engellerini kaldırmayı unutmayın.

Ana içerik
Güncel saat:0:00Toplam süre:3:46

Video açıklaması

Şu hoparlöre bakın! Eğer kablosunu takarsak, ses çıkarıyor! Peki, bu nasıl oluyor? En dıştaki parça olan diyaframı hızlıca ileri geri hareket ettirerek. Bu hareketin bilimsel adı, osilasyon yani titreşimdir. Şu an gördüğünüz hoparlör, insan gözünün göremeyeceği bir hızda titreşiyor. Eğer hoparlörün üzerine küçük bir kağıt parçası koyarsam, Bu kağıt parçası titreşimle dans etmeye başlar. İşte kağıt parçasını dans ettiren bu titreşim, hoparlör çalıştığında, diyaframın önünde bulunan havanın da ileri geri hareket etmesini sağlıyor. İşin ilginç yanı, diyaframın önündeki hava, diyaframdan uzaklaşmaz. Bu hava molekülleri sadece ileri geri hareket ederler. Peki, eğer hava hareket etmiyorsa, hoparlörden çıkan ses kulağımıza kadar nasıl ulaşıyor? Çok basit. Diyaframın önünde ileri geri hareket eden hava, önündeki hava moleküllerini de aynı şekilde titreştirmeye başlar. Titreşmeye başlayan hava molekülleri kendi önündekileri, onlar da kendi önündekileri titreştirir. Ta ki, bu titreşim kulağımıza ulaşıp, kulak zarımızı da aynı şekilde hareket ettirmeye başlayana kadar. Kulağımızın yanında titreşen hava, hareket ettiği için kinetik enerjiye sahiptir. Bu enerji kulak zarına iletildiğinde, beynimiz onu ses olarak algılar. Kısacası, hoparlörler, havayı taşımak yerine, enerjinin, havada taşınmasını sağlarlar. Tekrar ediyorum, şu an şekilde de gördüğünüz gibi, Bir yerden bir yere iletilen yani taşınan şey aslında enerji. Hava değil. Başka bir deyişle, hava moleküllerindeki düzensizlik taşınıyor, hava moleküllerinin kendileri değil. Eğer hava taşınıyor olsaydı, buna ses değil, rüzgar denirdi. İşte tüm bu sebeplerden dolayı, sese de bilimsel adıyla ses dalgası diyoruz. Ses dalgaları, diğer tüm dalgalar gibi, enerjiyi bir ortamda, ortamı hareket ettirmeden taşıma yetisine sahiplerdir. Ortam ne mi? Ortam sesin yayılabilmesi için gerekli madde ya da cisimlerin oluşturduğu alana verilen teknik addır. Ses dalgalarının yayılmasını sağlayan tipik ortam ise, havadır. Ama ses dalgaları sadece havada değil, suda, metallerde, insan vücudunda, yani et ve kemikte de yayılabildiğini unutmamalıyız. Sesin, insan vücudunda da yayılabiliyor olması, Aslında, bugüne kadar kendi kendinize sorduğunuza emin olduğum bir sorunun cevabını da verir: Sesimizi, ses ve video kayıtlarında neden normalden farklı olarak duyarız? Bunun sebebi, birisiyle konuşurken, sesimizi aslında iki şekilde duymamızdır. Bunlardan birincisi, ağzımızdan çıkan ve havada yayılarak kulağımıza ulaşan ses dalgalarıdır. İkincisi ise, kafatasımızda yayılarak, kulak zarımıza ulaşan ses dalgalarının yarattığı titreşimdir. Ama bir ses ya da video kaydı sırasında, kaydedilen tek şey, havada yayılan ses dalgalarıdır. Mikrofon kafatasınızın içindeki titreşimi duymaz. işte bu yüzden, sesimizin kaydedilmiş halini dinlediğimizde, Aslında başka insanların biz konuşurken duydukları sesi duyarız. Yani kendimiz dışında herkesin duyduğu sesi Gerçek sesimizi! O halde, kötü haber, ses kaydında duyduğumuz sesimizle, ki bun genellikle beğenilmez, Arkadaşlarımızın bizi dinlediklerinde duydukları sesin aynı olması. İyi haberse, bunun onlara garip gelmemesidir. Çünkü arkadaşlarımız zaten sesimizi hep öyle duyuyorlar. Tabii, eğer gerçekten de garip bir sesiniz yoksa... Garip bile olsa eminim ona da alışmışlardır. Her neyse, bu söyleyeceğim şeyi eminim çok kez duymuşsunuzdur ama, Videoyu, hoparlörün yapısını anlatarak başladıktan sonra İnsanların sizin hakkınızda ne düşündükleri çok da önemli değil, buna kafa yorarak gereğinden fazla zaman harcamayın, Diyerek bitirmek istiyorum.