If you're seeing this message, it means we're having trouble loading external resources on our website.

Bağlandığınız bilgisayar bir web filtresi kullanıyorsa, *.kastatic.org ve *.kasandbox.org adreslerinin engellerini kaldırmayı unutmayın.

Ana içerik
Güncel saat:0:00Toplam süre:2:58

Video açıklaması

Sosyal biliş teorisi davranışı, insanların özellikleri veya bilişsel durumları ve sosyal koşulların birbiriyle olan ilişkisi olarak görür. Psikolojideki temel konulardan biri ‘’genetik-çevresel etki’’ arasındaki ilişkidir. Sosyal biliş teorisini kişi ve kişinin içinde yer aldığı durumun ilişkisi olarak değerlendirebiliriz. Hazal’ın futbola ilgisi olduğunu varsayalım. Bu sebeple de futbol takımına katılıyor. Bunun sonucunda da futbol oyuncularıyla çok fazla zaman geçiriyor. Buradaki biliş, futbola ilgi duymak. Bu da onun belirli bir ortama girmesini ve orada zaman geçirmesini sağlıyor. Bu durumda bahsettiğimiz ortam futbol takımı oluyor. Futbol takımında olmanın sonucunda da oyuncularla çok zaman geçirmeye başlıyor. Bilişin ortam seçimine ve davranışımızdaki yarattığı değişime bakın. Aslında bu sıralamanın daha farklı olabileceğini de görebilirsiniz. Mesela Hazal şehre yeni taşınmış ve çoğu dersinde futbol takımındakilerle aynı sınıfta olduğu için futbol oyuncularıyla zaman geçirmeye başlamış olabilir. Doğal olarak, arkadaşları futbol hakkında bol bol konuşuyor olacaklardır. Hazal da bu sebeple futbola ilgi duymaya başlamış olabilir. Sonunda da futbol takımına katılmaya karar verebilir. Burada davranışın bilişe yön vermesini, bunun da ortam seçimine olan etkisini görüyorsunuz. Bu dairesel hareketi tam tersi yönde de düşünebiliriz. Tekrar Hazal’ın şehre yeni taşındığını ve futbol oyuncularıyla zaman geçirdiğini düşünün. Onlarla zaman geçirmekten hoşlandığı ve daha fazla zaman geçirmek istediği için de futbol takımına yazılabilir. Bir süre oynadıktan sonra da futbola gerçek anlamda ilgi duymaya başlayabilir. Takımda olduğu için ve futbola ilgisi olduğu için, futbol oyuncularıyla sahada ve sahanın dışında daha fazla zaman geçirmesi söz konusu olacaktır. Burada da davranışın ortam seçimine etkisi ve bunun da biliş üzerindeki etkisini ve davranışı nasıl tetiklediğini gördük. Bu üç kriter, davranış, biliş ve çevresel faktörler, birbiriyle iç içe geçmiş durumdalar. İç içe olmalarının sebebi birbirlerine bağlı olmaları. Sonuç olarak, bu üçünün etkileşimi bizleri şekillendiriyor. Sosyal bilişçiler buna ‘’karşılıklı belirleyicilik’’ diyor. Aslında daha once bahsettiğimiz şeyin aynı,, sadece havalı bir terim bulmuşlar o kadar. Bu üçü, davranış, biliş ve çevre, birbirlerinin belirleyicileri durumundalar. Bu teori Bandura tarafından bulundu. Eğer ismi size tanıdık geliyorsa, ki gelmeli, çünkü ‘’gözlemsel öğrenme’’ yani diğer insanları izleyerek öğrenme hakkında da bir sürü çalışmalar yapmış olan bilim adamının ta kendisi. Bence gözlemsel öğrenme, karşılıklı belirleyicilik teorisiyle çok uyumlu. Çünkü öğrenmenin ve davranışlarımızdaki değişimlerin diğer insanlarla olan ilişkilerimiz ve onların davranışlarını izlememiz sonucunda oluştuğunu savunuyor. Bence bunlar bu bahsettiğimiz dairesel döngüyle çok uyumlu. Hoşçakalın!