If you're seeing this message, it means we're having trouble loading external resources on our website.

Bağlandığınız bilgisayar bir web filtresi kullanıyorsa, *.kastatic.org ve *.kasandbox.org adreslerinin engellerini kaldırmayı unutmayın.

Ana içerik
Güncel saat:0:00Toplam süre:4:59

Organizasyonlar ve Bürokratikleşme

Video açıklaması

Farkında olmasak bile organizasyonların ve bürokratikleşmenin hayatımızdaki etkileri artarak çoğalmaktadır. Sosyal bilimciler organizasyonlardan bahsederken belli amaçlara hizmet etmesi amacıyla kurulmuş kurumlardan söz ederler. Bu kurumların ortak bir amacı vardır. Genellikle en yüksek verimliliğe erişmek veya erişmeye çalışmak üzere kurulmuşlardır. Posta Servisi mektuplarımızı ulaştırır. McDonalds bize fast food verir. Aynı yiyeceği nereye seyahat edersek orada bulabilmemizi sağlar. İnternet sağlayıcıları da bize İnternet bağlantısı sağlar. Başlıca üç çeşit organizasyon türü vardır. Utiliteryan yada topluma hizmet veren organizasyonlar, normatif yada gönüllü organizasyonlar organizasyonlar ve mecburi hizmet organizasyonları. Utiliteryan organizasyonların üyelerine çalışmaları karşılığında ücret ödenir. Özel firmalarda çalışanlar ve devlet memurları bunlara dahildir. Üniversiteler de buna dahildir. Derslere gidiyorsunuz diye size para vermiyor olabilirler ama harcadığınız vakit karşılığında bir diploma alırsınız. Normatif organizasyonların üyeleri ortak amaçlar etrafında bir araya gelirler. Bunlara dini grupla, alkollü araç kulanmaya karşı gelen insanlar gibi gruplar da dahildir. Ortak amaçlar bu organizasyonların odağında olduğundan genellikle olumlu bir amaç uğruna birliktelik olarak nitelendirilirler. Mecburi hizmet organizasyonlarındaysa üyelerin üye olmak veya olmamak gibi bir seçenekleri yok gibidir. Buna hapishanedeki kişileri dahil edebiliriz. Gitmek istedikleri için orayı terkedemezler. Bu organizasyonlara ordu da dahildir. Gönüllü olarak katılabileceğiniz gibi askere çağırılmış da olabilirsiniz. Ama ayrılabilmeniz için görevden çıkarılmanız gerekir. Mecburi hizmet organizasyonları genellikle çok iyi yapılandırılmıştır ve çok sıkı kuralları vardır. Organizasyonların en temel hedeflerinden biri yüksek verimliliğe ulaşmaktır. Bunu bürokrasi yoluyla yaparlar. Sosyologlar bürokrasiyi organizasyonlara yol gösteren kuralları, yapıları ve kıdemleri anlatan bir terim olarak kullanırlar. Bu bizim günlük hayatta bürokrasiden anladığımız şeyden biraz daha farklı. Bürokrasi bize sıklıkla olumsuz bir şeyi çağrıştırır. Örneğin bürokrasi kelimesini düşündüğümde aklıma uzun kuyruklar evrak yığınları ve formaliteler gelir. Sosyal bilimciler bürokrasiden bahsettiğindeyse Line: 4organizasyonları ayakta tutan yapılardan söz ederler. Ayrıca bir organizasyonun giderek artan prensiplerle ve kurallarla yönetilmesini bürokratikleşme terimiyle anlatırız. Buna en güzel örnek müşteri hizmetlerinin nasıl değiştiği. Müşteri hizmetlerini aradığımda bir kişiye aktarıldığım günleri hatırlıyorum. Ama şimdi ihtiyacım olan kişiye ulaşmak için 12 farklı opsiyonun olduğu telefon menüleriyle karşılaşıyorum. Bazen yardım edecek doğru kişiye ulaşmak için kişiden kişiye aktarılıyorum. Bu aynı zamanda oligarşinin demir kanunu ile de alakalı diyebiliriz. Bu kavram en demokratik organizasyonların bile zamanla daha bürokratik olma eğilimlerini tanımlar. Sonunda seçilmiş birkaç kişi tarafından yönetilirler. Peki bu neden olabilir?) Çatışma kuramcıları bir kişinin bir organizasyondaki liderlik rolünü bir kere elde ettikten sonra bırakmaya pek niyetli olmadığına dikkat çekiyorlar. Güce yapışıp kalmalarını kazanılmış bir hak olarak görebilirler. Ayrıca güce ulaşan kimselerin belirli bilgi ve becerileri sayesinde gerçekten değerli liderler olmaları da olası olabilir. Organizasylonları etkileyen önemli süreçlerden biri McDonalds’laşmadır. Bu hazır yemek organizasyonlarının Amerikan toplumunda izledikleri politikalarla nasıl diğer ganizasyonlardan daha baskın hale geldiklerini tanımlar. Özellikle verimlilik prensipleri, hesaplanabilirlik, öngörülebilirlik ve kontrolden bahsediyoruz. Bu prensipler gerçekten herşeye baskın çıktı. Sağlıktan eğitime, hatta spor etkinlikleri ve eğlenceye kadar. Örneğin sinemaları düşünelim. Sinemalar giderek birbirlerine benzediler. Özellikle oturma, numaralandırmada ve yeme içme bölümlerinin düzenlemelerinde. Daha önce sinemaya gidip bilet alırdınız. Ama şimdi bunu telefonla veya internet üzerinden bütün sinemalar için benzer şekilde tasarlanmış Yeme içme bölümleri de birbirlerinin farksız görünmesinin ötesinde aynı markaların ürünlerini satıyorlar. Genellikle aynı popüler filmleri gösteriyorlar ve izleyeceğiniz filmden önce aynı fragmanları yayınlıyorlar. Bunların herhangi birisinin kötü birşey olduğunu ima etmeme gerek yok. Çünkü asıl konu bu değil. Herşeyde olduğu gibi bunun da iyi ve kötü yanları var. McDonalds’laşma etkisini nasıl gördüğünüzden bağımsız olarak önemli olan bunun var olduğunu bilmeniz ve toplumda bunu tanıyabiliyor olmanız.