If you're seeing this message, it means we're having trouble loading external resources on our website.

Bağlandığınız bilgisayar bir web filtresi kullanıyorsa, *.kastatic.org ve *.kasandbox.org adreslerinin engellerini kaldırmayı unutmayın.

Ana içerik
Güncel saat:0:00Toplam süre:2:47

Video açıklaması

Bu gördüğünüz“thangka”resmi, yaklaşık olarak M.S. 1500 yılları civarında, Tibet’te yapılmıştır. Resmin merkezinde duran tanrı Mahakala, kabuslarda görülen bir iblis gibi, bir alev çemberinin ortasından çıkmaktadır. Budizmde, Mahakala “çok karanlık olan” ya da “karanlık / kötülük” anlamına gelmektedir. Elinizde sadece bir mum ışığıyla, karanlık bir tapınakta olduğunuzu ve karanlığın içinden çıkıveren bu tanrıyı kısmen görebildiğinizi bir düşünün! Mahakala ölü bir bedenin üzerinde, sivri dişlerini gösterir şekilde durmaktadır. Elinde bir bıçak ve -üzerinden pıhtılaşmaya başlamış kan damlayan- bir kafatası tutmaktadır. Etrafı, bir yandan dans ederken, bir yandan da ellerindeki silahları savuran diğer iblislerle çevrilidir; ayrıca köpekler, çakallar ve kargalar da ölü bedenlerin etlerini parçalayarak yemektedir. Aynı anda, iblisin her iki kenarına dizilmiş olarak, saygıdeğer keşişlerin oturuyor olmasını ise hayret verici buluyorum. Metinlere göre, Buda’ya saygısızlık yapan bir öğrencisi, Mahakala tarafından çiğ çiğ yenmiştir. Yani Mahakala, manastırın ve Budist öğretisinin de koruyucusudur ve öğrencilerin aydınlanmaya ulaşmasının önündeki engelleri yok etme kabiliyetine sahiptir. Bizi maddi dünyaya bağlayan en derin arzularımızı ve bağımlılıklarımızı: açgözlülük, şehvet, ama özellikle de egoyu.. Birinin egosunu yok etmenin yolu, bunların yani maddi bağlılıkların kafalarını kesip atmakla sembolize edilmiştir. Resim neredeyse doğal ölçülerde ve sadece bu ölçeği sayesinde bile müthiş bir etkisi var. Burada büyük bir dikkatle ve orantıları doğru biçimde çizilmiş bir alt çizim de mevcuttur. Eğer bu suret uygun olmayan bir biçimde kurgulanmış olsaydı, meditasyon yapan kişi zihinsel olarak hasara uğrardı. Bu resimdeki amacın, maddi anlayışımızın ötesindeki âleme bir gerçeklik görüntüsü kazandırmak olduğu düşünülebilir. Sadece dikkatimi çekerek beni alternatif bir gerçekliğe götürmekle kalmıyor, aynı zamanda benim korkutucu bulduğum konularla da oynuyor. Buradaki gerilim oldukça yüksektir. İblisin gözlerinin içine bakıp, bu dünyaya ait tüm endişe ve korkularınızı su yüzüne çıkaran, saldırgan yönüyle yüzleşiyorsunuz. Ama aynı zamanda, bu kadar güçlü bir tanrının sizin tarafınızda yer aldığı hissiyle sizi rahatlatan, güven veren bir şeyler de vardır. O hiddetli bir müttefiktir. Yarattığı dehşet ve bilinmezlik hissi ona büyük bir vakar ve anlam kazandırmaktadır.