If you're seeing this message, it means we're having trouble loading external resources on our website.

Bağlandığınız bilgisayar bir web filtresi kullanıyorsa, *.kastatic.org ve *.kasandbox.org adreslerinin engellerini kaldırmayı unutmayın.

Ana içerik

İnanç ve Güç Sikkeleri

British Museum'da İslami ve İran sikkeleri küratörü Vesta Sarkhosh Curtis, bazı Pers sikkelerinde verilen mesajları inceliyor. © Trustees of the British Museum. Orijinal video British Museum tarafından hazırlanmıştır.

Video açıklaması

Safevi sikkeleri aslında yüzyıllardır süregelen bir geleneği sürdürmektedir. Mali açıdan çok değerli olup, ticarette de önemli bir yere sahip olmalarının yanı sıra, üzerlerindeki yazılar, kullanıcılarına mesaj verir. O dönemim hükümdarları da bu sikkeleri dini inançları hakkında bilgi vermek için kullanmışlardı. Ayrıca, zaman içinde, dil, Arapçadan Farsçaya değişmişti. Ve aslında tüm bu bilgilere, sıradan bir insana çok sıkıcı gelebilecek olan bu küçücük parçalar üzerindeki yazılar sayesinde ulaşabiliyoruz. Mesela Şah Abbas dönemine ait bu altın sikke, gördüğünüz gibi, gerçekten de çok küçük olmasına rağmen, iki yüzünde de farklı ve önemli bilgiler taşıyor. Normalde, islami sikkelerin ortasında, Lâ İlâhe İllallah Muhammedun Resulullah, Yani “Allah’tan başka ilah yoktur ve Hz. Muhammed Allah’ın elçisidir” yazar. Ama bu sikkede, peygamber ile ilgili olan kısım, merkezin çevresinde yer almaktadır. Lâ İlâhe İllallah yazısı, Sikkenin orta kısmının etrafında yer alırken, merkezde, Şii Müslümanların, peygamberin varisi olarak kabul ettikleri, peygamberin damadı İmam Ali’nin ismi var. Burada verilen mesaj son derece önemli bir mesaj. Sikkenin arka kısmında ise, sikkeyi basan hükümdar hakkında bilgiler var. Yazıda Farsça, Shah-i velayat kelimesi yani İmam Ali’nin krallığının hükümdarı ifadesi kullanılıyor. Şah Abbas, bu şekilde, ilk Şii imamı ve Hz. Muhammed’in damadı olan Ali’ye olan bağlılığını vurguluyor. Bu sikke üzerinde, fars Nastaleeq, kaligrafisi için gösterilebilecek çok seçkin bir örnek var. Sikkenin tarihi olan hicri 1121, Miladi takvimde 1709’a denk geliyor. Ön yüzde, her zaman inançla ilgili açıklamalar bulunur. Böylece, sikkenin ön ve arka yüzleri arasında ayrım yapabiliyoruz. Yine, Fars Nastaleeq’i ile, Lâ İlâhe İllallah Muhammedun Resulullah, Aliyyen Veliyullah yazıyor. Yazı, çiçekler ve noktalar süslenmiş ve göze çok güzel görünmekte. Arkasında, Safevi Hükümdarı Hüseyin’in ismi var. Tüm Safevi hükümdarları, unvan olarak, Ali’nin krallığının hizmetkarı ya da kölesini kullanmışlardır. Tam burada, alt kısımda ise, sikkenin, hicri takvime göre 1121 yılında İsfahan’da basıldığı yazılı. Bu, Miladi takvimde 1709’a denk geliyor. Tüm bunlar, Safevi hükümdarlığı’nın, İran ve Pers tarafının önemini, Farsçanın da, Safeviler için ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.