Güncel saat:0:00Toplam süre:4:16

Doğrusal Perspektif: Brunelleschi'nin yaptığı deney

Video açıklaması

Filipo Brunelleschi'nin biyografisinde, perspektife ilişkin ilk deneyini yaparken Floransa Katedrali'nin ana giriş kapısında durduğu yazıyor. Biz de şu an tam aynı noktada duruyoruz. Brunelleschi'nin yaptığı deney, iki boyutlu bir düzlemde doğrusal perspektifi kullanarak son derece gerçekçi şekilde üç boyutlu etkisi verilebileceğini kanıtlamış. Oluşturacağımız bir sistemle, içinde yaşadığımız üç boyutlu dünyayı sadece iki boyutu olan bir düzlemde canlandırabilmek. O dönemi düşünürseniz bu olağanüstü bir ilerleme. Bilim adamları antik dünyada doğrusal perspektif bulunup bulunmadığı konusunda fikir birliğine varamadılar, ancak çok eski dönemlerde doğrusal perspektif kullanılıyorsa bile bu teknik ilerleyen dönemlerde kaybolmuş. Modern dünyada doğrusal perspektifle ilk tanışmamız Brunelleschi sayesinde olur, 1420 yılı civarında. Brunelleschi tarafından gerçekleşiyor. Bazı kişiler antik Roma uygarlığında da doğrusal perspektif kullanıldığını, Brunelleschi'nin bunu tekrar keşfettiğini söylerler. Brunelleschi Roma'da antik döneme ilişkin çalışmalar yapmış, ve bu çalışmalar sırasında bazı binaları gerçeğe uygun şekilde çizebilmek için eskizler yapmış, ve doğrusal perspektifin bazı ilkelerini oluşturmuş. 13. yüzyılın başlarından itibaren bazı sanatçıların modeller üzerinden çalıştığını, ve üç boyutlu insan formları yaptığını biliyoruz. Ancak bu figürleri resmin içine düzgün bir perpektifle yerleştirmek konusunda zorluklarla karşılaşmışlar. Giotto ve Duccio mekanda derinlik algısı yaratmayı bir yere kadar başarmışlar, ancak görsel olarak illüzyon yaratma safhasına kadar gelememişler. Arada geçen zaman sürecinde, ticaret gelişiyor, analitik düşünce gelişiyor ve matematik de gitgide daha önemli hale geliyor ve artık sanatçıların bu konuya da hakim olmaları, bir anlamda matematiksel olarak da doğru olan işler yapmaları bekleniyor. Brunelleschi bu beklentiyi tam olarak karşılıyor. Peki Brunelleschi ne yapıyor? Brunelleschi, Katedrali ve çevresindeki binaları perspektif açısından doğru şekilde resmetmeyi başarıyor. Brunelleschi bir kaç temel öğesi olan bir sistem kuruyor, ve bu sayede bilimsel olarak doğru perspektife sahip resimler yapabiliyor. Resimlerde bir gözden kaybolma çizgisi oluyor, izleyicinin ufuk çizgisinde oluyor bu, ve ayrıca bir dizi dik açı ve görsel olarak küçülüyor gözüken üçgenler kullanıyor. Brunelleschi Katedrali doğrusal perspektife uygun şekilde çizdikten sonra, tam ortasına küçük bir delik yerleştiriyor. Bu resmi eline alıyor, yüzünün önünde tutuyor, ama yüzünden biraz uzakta tutuyor. Sonra bir ayna alıyor ve arkadan buna bakıyor. Gözünüzün önüne getirin,resimdeki küçük delikten direk olarak yok olma noktasını görebiliyorsunuz. Kolunu uzatabildiği mesafede aynayı tutuyor, elinde de gerçek resim var ve ortasındaki delikten aynaya bakıyor. Böylece resmin aynadaki yansımasını görebiliyor. Aynayı uzaklaştırdığında gerçek Katedrali görebiliyor yakınlaştırdığında ise resmi görüyor. uzaklaştırdığında gerçek Katedrali görebiliyor. Gördüğünüz gibi çizgiler yerli yerinde, yaptığı deneyin sonuçları ikna edici olmuş. Brunelleschi'nin aynada gördüğü resmin yansıması ile gerçek bina birebir aynı gözüküyor. Bu gelişme o dönemde sanat alanında çok büyük ses getirmiş olmalı. İşin açığını isterseniz batı sanatında 15. yüzyıldan başlayarak doğrusal perspektife önem verilir, bazen benimsenerek kullanılır bazen de bilinçli olarak gözardı edilir. Brunelleschi'nin keşfinden bir kaç on yıl sonra, dönemin önde gelen mimarlarından ve teorisyenlerinden Alberti 'Resim Üzerine' isminde bir kitap yazıyor. Brunelleschi'nin buluşunu çözümlüyor, ve sanatçıların doğrusal perspektifi uygulayarak nasıl muhteşem resimler yapabileceklerini açıklıyor.